Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/13870 E. 2009/689 K. 22.01.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13870
KARAR NO : 2009/689
KARAR TARİHİ : 22.01.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Ortaburun Köyü 530 parsel sayılı 18.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Aralık 1951 tarih 113 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … Tanrıkulu adına tespit ve tescil edilmiş, satış yoluyla davalı …’ye geçmiştir. Daha sonra 2859 Sayılı Yasa uyarınca yapılan yenileme kadastro sırasında 107 ada 176 parsel numarasını almıştır. 107 ada 176 parsel sayılı 18.234,97 m2 yüzölçümlü olarak tarla niteliği ile davalı adına tapuda kayıtlıdır. Davacı … Yönetimi, çekişmeli 530 (107 ada 176) parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde kaldığı, davalı tarafından açılan şerhin silinmesi davasının Yalova Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/1264-1999/461 sayılı kararı ile reddedildiği ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğinden tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalıların elatmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, davalının elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu 1950 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma işlemi, 1964 yılında yapılan arazi kadastrosu ile 3302 Sayılı Yasaya göre yapılıp 02.02.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığı, … tevzi komisyonunca 36 tevzi numarası ile … Tanrıkulu adına dağıtım ve tescilinin yapıldığı, taşınmazın tamamının tevzi haritasının kapsamında kaldığı, % 35-40 eğimli olduğu, üzerinde halen meşe, akçakesme vb ağaçların bulunduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı anlaşıldığına, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, ve her ne kadar taşınmaz makiye ayırmadan sonra 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca tevzi edilmiş ise de, 4753 Sayılı Yasanın 8. maddesinde ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle

-2-
2008/13870-2009/689

örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma) makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.D’nin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına , kaldı ki davalı tarafından açılan şerhin silinmesi davasının Yalova Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/1264-1999/461 sayılı kararı ile reddedildiği ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiğinden, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi anlamında kesin hükmün söz konusu olduğuna, kesin hükmün davanın taraflarını, akdi ve ırsi ardıllarını bağlayacağına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 22/01/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.