YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14882
KARAR NO : 2009/2046
KARAR TARİHİ : 10.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı Hazine tarafından davalı aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, …. Köyü 138 ada 2 sayılı parselin dört tarafının ormanla çevrili orman bütünlüğünü bozan ve zilyetlikle kazanılamayacak yerlerden olduğundan davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve çekişmeli taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1971 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastro işlemi 24.04.1998 tarihinde kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak özel mülk niteliği ile davalı adına tapuya tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi hükmüne göre orman içi açıklığı niteliğinde olduğu, 15.07.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği, oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olması nedeniyle sahibine mülkiyet … kazandırmayacağı gibi, başlangıçtan beri geçersiz olan kaydın bir süreye bağlı olmaksızın her zaman açılacak dava ile iptal edilebileceği (H.G.K. 30.02.2001 gün 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 ve 03.12.2008 gün 2008/7-717-722 S.K.) ve bu tür tapu kayıtlarını satın alanların Medeni Yasanın 1023. maddesinde yazılı özel mülklere uygulanması gereken iyi niyet kurallarından yararlanamayacağı, alım bedelini bu yeri kendisine satan kişilerden sebepsiz zenginleşme kuralları hükümlerine dayanarak isteyebileceğine göre, davalıların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.