YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1497
KARAR NO : 2008/4895
KARAR TARİHİ : 28.03.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, 21.10.2005 günlü dilekçesinde … Köyü 2803 parsel sayılı taşınmazın 1946 tarihli orman sınırı içinde iken, 6831 Sayılı Yasanın 1744/2. maddesi ile Hazine adına orman dışına çıkarılan yer olması nedeniyle tapusunun iptalini, Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen 1744/2. maddesi kapsamında kalan taşınmazın tapusunun iptali istemine ilişkindir.
İptali istenilen taşınmaz 1968 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu senetsizden oluşmuştur.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında yapılan ilk orman kadastrosu ile 1978 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasayla değişik aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen ilk orman kadastrosu içinde kaldığı, 1968 yılında kadastrodan oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu, bu hususun H.G.K.’nun 19.03.2003 tarih 2003/20-102-90 sayılı kararında da kabul edildiği gibi, bu şekilde oluşan tapunun sahibine hiçbir zaman mülkiyet … kazandıramayacağı ve özde kamu malı olan taşınmazın hukuksal niteliğini değiştirmeyeceği, mülkiyet hakkının değişmesi için geçerli bir hukuksal nedene dayanılmasının zorunlu olduğu, kişiye ait tapu kaydı geçerli hukuksal nedene dayanmadığından bu tapu kaydına değer verilemeyeceği, kamu malı ve orman niteliğindeki taşınmazlarda T.M.Y.’nın 1023 (931). maddesinde yazılı iyi niyet ve tapuya güven ilkesini ve H.G.K.’nun 21.10.1990 gün 1989/1-700-401 ve 18.10.1989 gün 1-414/528 sayılı kararlarında da kabul edildiği gibi 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesinde anılan 10 yıllık hak düşürücü sürenin de uygulanamayacağı gözönünde bulundurularak yazılı olduğu gibi Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 28/03/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.