Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/15600 E. 2009/3533 K. 03.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15600
KARAR NO : 2009/3533
KARAR TARİHİ : 03.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … İlçesi, MERKEZ KÖYÜSTÜ mevkiindeki 230 ada 45 parsel sayılı 679283,92 m2 taşınmaz, MERA NİTELİĞİNDE … MALI olarak sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla … Belediyesini hasım göstererek … Kadastro Mahkemesinin 2001/4 sayılı esasında dava açmıştır. … Kadastro Mahkemesinin 2001/18 sayılı esasındaki dosya ile bağlantı bulunduğu gerekçesi ile birleştirilmiş ise de keşfin zor yapılacağı nedeniyle 08/05/2003 tarihli celsede tefrik edilerek mahkemenin 2003/1 sayılı esasına kaydedilmiştir. Mahkemece 200301-15 6/6/2003 tarihli krokide karala, davanın kısmen kabulüne, (A) ile gösterilen 478391,74 m2 yerin orman niteliği ile hazine adına, 2001/18 sayılı esasta … … adına tescil kararı verilen (C) ile gösterilen 1434.17 m2 bölümü dışında kalan yerin tespit gibi sınırlandırılmasına karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21/02/2005 gün 2004/11110-2005/1430 sayılı kararıyla (Mahkemece taşınmazın orman sayılmayan yerleri ve mera niteliğindeki yerleri saptanmak suretiyle davanın kısmen kabulü yolunda yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, Orman Yönetiminin aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi ile, kural olarak; kamu malı niteliğindeki meralarda; … mülkiyet Hazinenin, kullanım … ise; belediye veya köy tüzelkişiliğine aittir. Bu durumda; Hazine yasal hasım olup husumet Hazineye yöneltilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmalıdır. Çekişmeli parsel hakkında Dairece aynı gün incelemesi yapılan 2005/1926 Esas (Mahkemenin 2001/18-2003/16 K.) sayılı dava derdest bulunmaktadır. Aynı parsel hakkında açılan davaların maddi hukuki irtibat nedeniyle infaza olanak verecek biçimde H.Y.U.Y.’nın 45. maddesi uyarınca birleştirilip birlikte görülmesi yasanın amir hükmü olduğundan birbirini yanlış etkiler biçimde farklı sonuçlara … vermemek için her iki dosyanın Orman Yönetiminin açtığı dava dosyasında birleştirilmesi, bundan sonra yazılı şekilde hüküm kurulması gerektiği, kabule göre de; … ve orman bilirkişi raporlarında taşınmazın orman sayılan (A) bölümü ile orman sayılmayan, (B) bölümü ile diğer dosyadaki hükme konu olan bölümlerin toplamı 230 ada 45 parselin kadastro tesbit tutanağında 679.283.92 m2 olarak belirlenen miktardan daha eksik hesaplandığı anlaşılmakla, bu maddi yanılgının da giderilerek sonucuna göre karar verilmesi) gereğine değinilmiştir. Bozma sonrasında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla … Adliyesinin kapatılarak yetki alanı itibariyle Kiğı Adliyesine bağlanması neticesinde dava dosyası Kığı Kadastro Mahkemesinin 2005/26 sayılı esasına kaydedilmiştir.
Diğer yandan davacı … Hazineyi hasım göstererek … ilçesi , 104 ada 28, 230 ada 45 ve 247 ada 1 parsel sayılı yerlerin adına tescili istemiyle … Kadastro Mahkemesinde dava açmış, mahkemece 28.08.2001 tarihinde davaya konu 247 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik dava tefrik edilmiş, dava konusu 104 ada 28 sayılı parsel hakkındaki davadan davacı … feragat ettiği gerekçesiyle yargılamaya 230 ada 45 parsel sayılı taşınmaz hakkında davaya devam olunmuştur. … Kadastro Mahkemesince 11.07.2003 gün ve 2001/18- 2003/16 sayılı kararla davanın kısmen kabulüne,104 ada 28 parsel hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine,230 ada 45 parselin C ile gösterilen 1434.17 m2 bölümünün davacı adına tesciline, geri kalan kısım 2003/1 esasta davalı olduğundan bu bölüm yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş,hüküm hazine adına tarafından temyiz edilmekle,Yargıtay 20. Hukuk Dairesince “… Kadastro Mahkemesinin 2003/1-2003/15 sayılı dava dosyasında dava konusu yapılan yerin aynı olduğu, dava dosyasının derdest bulunduğu, aynı parsel hakkında açılan davaların H.Y.U.Y.’nın 45. madde gereğince birleştirilmesi, dava konusu taşınmazların krokide gösterilmesi mera ve orman bütünlüğünün bozulup bozulmadığı hususunun araştırılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gereğine” değinilmiştir.Bozma sonrasında Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu kararıyla … Adliyesinin kapatılarak yetki alanı itibariyle Kiğı Adliyesine bağlanması nedeniyle dava dosyası Kığı Kadastro mahkemesinin 2005/30 sayılı esasına kaydedilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, 2005/26 esas sayılı dava dosyası ile (… Kadastro Mahkemesinin 2003/1 esas 2003/15 karar sayılı dava dosyasının bozmadan sonraki esası) 2005/30 esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan davalar birleştirildiktin sonra davacı … Yönetiminin davasının KISMEN KABULÜNE, davaya konu, … İlçesi, Köy Üstü Mevkii 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 30.07.2007 havale tarihli … bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 485981,06 m² yüzölçümündeki bölümün orman niteliği ile hazine adına tesciline, (B) ile gösterilen 191820,96 m² yüzölçümündeki bölümün mera niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (C) ile gösterilen 1481,90 m² yüzölçümündeki bölümün davalı ve birleşen dosyanın davacısı …’nın mirasçıları; … ve arkadaşları adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve özellikle keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 30.07.2007 havale tarihli … bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen 191820,96 m² yüzölçümündeki bölümün mera niteliğinde olduğu saptandığına göre,orman yönetiminin bu bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASI gerekmiştir
2) Orman Yönetiminin, davaya konu 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 30.07.2007 havale tarihli … bilirkişisi raporuna ekli krokide (C) ile gösterilen 1481,90 m² yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Her ne kadar mahkemece davacı kişiler yararına kazanma koşulları gerçekleştiği gerekçesiyle adlarına tescil edilmiş ise de, delillerin takdirinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; mahkemece yapılan yargılama toplanan deliller, keşifte uzmanlığına başvurulan uzman orman bilirkişisini rapor ile eklerinde bulunan kroki ve eski tarihli resmi belgelerin incelenmesinden, davaya konu 1481,90 m² yüzölçümündeki bölümün, mahkemece usulüne uygun biçimde ,230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın, mera niteliğinde olduğu saptanan (B) ile gösterilen 191820,96 m² yüzölçümündeki bölümü ve orman niteliğinde olduğu saptanan (A) ile gösterilen 485981,06 m² yüzölçümündeki bölümü ile çevrili olduğu bu hali ile,mera ile orman bütünlüğünde, mera ve orman içi açıklık durumunda ve özel mülkiyete konu olamayacak nitelikte orman sayılan yerlerden olduğu anlaşılmaktadır
6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesinde açıklanan orman içi açıklık niteliğinde olduğu, gerek 26.05.1958 tarihli Orman Tahdit ve Tescil Talimatnamesinde gerekse 25.06.1970 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 31.05.1979 gün ve 531 sıra no’lu Orman Tahdit ve Tescil Yönetmeliğinin 33/3 ve 19.08.1974 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 25.07.1974 tarihli Orman Kadastro Yönetmeliğinin 40/A ve 30.05.1984 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman
Kadastro Yönetmeliğinin 30/1 ve 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/1 ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/a maddesinde “… 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan doğal olarak ağaç ve ağaçcık içermeyen, genel olarak otsu bitki veya bazı durumlarda yer yer odunsu bitkiler içeren açıklıkların orman olarak sınırlandırılacağı” öngörülmüştür.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek orman yönetiminin davaya konu 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 30.07.2007 havale tarihli … bilirkişisi raporuna ekli krokide (C) ile gösterilen 1481,90 m² yüzölçümündeki bölümü hakkındaki davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde özel mülke konu olacak biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ :1) Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin davaya konu 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 30.07.2007 havale tarihli … bilirkişisi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen 191820,96 m² yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarının reddi ile, bu taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle açıklanan nedenlerle, davacı … Yönetiminin davaya konu 230 ada 45 parsel sayılı taşınmazın 30.07.2007 havale tarihli … bilirkişisi raporuna ekli krokide (C) ile gösterilen 1481,90 m² yüzölçümündeki bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 03/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.