YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15613
KARAR NO : 2009/2231
KARAR TARİHİ : 12.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapulama ve kadastro paftalarının yenilenmesi çalışmalarına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 29/11/2007 gün ve 2007/12646- 15467 sayılı bozma kararında özetle, “Aynı gün incelenen dosyalarda orman tahdit harita ve tutanaklarının dosyalar içinde bulunmadığı, çalışma tutanağında adı geçen kişilerin kadastro çalışmasında hangi ada, parsel altında tesbit edildiklerinin dosyalardan anlaşılamadığı saptanmıştır. Yeniden uzman orman ve fenni bilirkişiler ile kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra mahkemenin görevsizligine, dosyanın görevli ve yetkili Pozantı Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, yenileme kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 23/08/1975 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen müşterek raporda yörede 1975 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının fotogrametrik yöntemle yapıldığı,hamidiye köyünde ilk tesis kadastrosunun 1995 yılında yapıldığı,ancak ölçümlerde esas alınan mevcut nirengi poligonlardaki konum ve sınırlandırma hatalarından dolayı zemindeki mevcut sınırların ve pafta sınırlarının birbirine uymadığı ve bu nedenle 2859 Sayılı Yasa gereğince yenileme çalışmalarının yapıldığı,orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanakları ile bu çalışmaya esas alınan … fotoğraflarının uygulamaları sonucunda orman tahdit noktalarının belirlendiğini,buna göre çekişmeli 134 ada 482 parsel sayılı taşınmazın (A) harfli 289.72 m2’lik bölümünün kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğunun, gerisinin ise orman kadastro sınırları dışında kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptandığını, 2859 Sayılı Yasa gereğince yapılan çalışma sonucunda oluşan paftada ile ilk tesis kadastrosundaki farklılığın mevcut nirengi ve poligonlardaki konum hatalarından olduğunu,zemindeki kullanım ile yenilemedeki sınırların birbirine uygun olduğunu ve yenileme çalışmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığını açıkladıkları anlaşılmaktadır. MahKemece bu rapor esas alınarak kısmen kesinleşen orman sınırları dışında kalan taşınmazın 2859 sayılı yenileme işleminin yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu kabul edilmesine rağmen görevsizlik kararı verilmiş ise de uzman orman bilirkişileri tarafından 120 ila 125 nolu orman tahdit noktalarına ilişkin çizilen orman tahdit hattı dosya içinde bulunan orman tahdit haritasından farklı olarak çizilmiş olup,bu hali ile rapor yetersizdir.Ancak orman tahdit uygulaması ayrıca genel mahkemede değerlendirileceği için burada incelemeye konu edilmemiştir.
2859 Sayılı Yasanın yenileme başlıklı birinci maddesi; “Teknik nedenlerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevkii yada ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftaları bu kanun hükümlerine göre Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi ve ilgili bakanın onayı ile yenilenir. Buna göre tapu sicilinde gerekli düzeltmeler yapılır” hükmünü taşımaktadır.
2859 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince yenileme tespitlerine yapılacak itirazlar ve komisyon kararlarına karşı açılacak davalar 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastro mahkemelerinde çözümlenir. Yine aynı yasanın 4. maddesi gereğince “yenileme yalnız teknik çalışmaları kapsar. Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz…”denilmektedir. Somut olayda, dava yenileme tespitine karşı askı süresi içinde açıldığından,5. madde gereğince davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olup dava görevli mahkemede incelenmiştir.4. madde hükmüne göre kadastro mahkemesinin görevi, teknik çalışmaları kapsayan yenileme işleminin yasaya ve yönetmeliğe uygun yapılıp yapılmadığını belirlemek suretiyle sadece bu konuda davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir.Paftaların yenilenmesine itiraz davalarında tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz. Bu hükümler göz önüne alındığında mahkemece yenileme işleminin yasa ve yönetmeliği uygun yapıldığı kabul edildiğine göre sadece davanın reddi yolunda hüküm kurulması ve eldeki dava tapu iptali ve tescil talebini de içerdiğinden bu talep yönünden ise görevsizlik kararı verilmesi gerekirken mahkemece sadece görevsizlik kararı verilerek hüküm kurulması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.Bu nedenle hükümdeki 1.bendinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine “davanın reddine, tapu iptali ve tescili davası yönünden ise mahkemenin görevsizliğine” cümlesinin yazılması sureti düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7 maddesi gereğince düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.