Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/15626 E. 2009/3536 K. 03.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15626
KARAR NO : 2009/3536
KARAR TARİHİ : 03.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davaya konu … Köyü 340 parsel sayılı 10000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yörede 1967 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … … adına tespit edilmiş … Tapulama Mahkemesinin 1968/155- 1969/125 sayılı kararı ile hükmen … … adına tapuya tescil edilmiş, daha sonra 11/08/1986 tarihinde satış nedeniyle davalı adına tescil edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve 2/B uygulama alanında kaldığından tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 7900 m2’lik bölümünün Hazine adına 2100 m2’lik bölümünün gerçek kişiler adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20 Hukuk Dairesinin 17/4/2006 gün ve 2006/2464-5137 sayılı bozma kararıyla (Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli olmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki konumunun açıklanmadığı ve orman kadastro tutanaklarındaki tarifler ile ölçü değerlerinin zemine ne şekilde uygulandığı yolunda da Yargıtay denetimine açık olacak biçimde bilgi verilmediği bu nedenle Yargıtay denetimine açık olmayan ve ilk tahdit haritası ile irtibatlandırılmayan krokiye dayanılarak hüküm kurulamayacağı,diğer taraftan dava, yalnızca 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan bölüm hakkında olmadığı, yörede ilk orman tahdidi 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapıldığı ve bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece Devlet Ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta bu harita ve tutanaklar yeterli olmadığı gibi, Hazine, 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açabileceği,bu nitelikteki taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümleneceğinden,mahkemece, öncelikle “orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan
aplikasyon ve 2. madde uygulaması ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket haritasının orjinalinden renkli fotokopisi, … fotoğrafları ve amenajman planı bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulması,daha sonra, mahkemece önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da … ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ve tutanakları, yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunan sabit noktaların bulundukları yerler zeminde tespit edilip, 1942 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulanması, sonra aynı yöntemle 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanması, memleket haritası üzerinde gösterilmesi,bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmesi,eğer, taşınmazların tamamının veya bir kısmının tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa, eski memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmsi; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.;14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın ilk orman kadastrosuna ve daha sonra aplikasyon ve 2. madde ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri özel aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte orjinal renkli memleket haritası örneği üzerinde konumu gösterilerek rapora ekletilmesi)gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulü ile, 340 parsel sayılı taşınmazın 27/4/2008 tarihli ve 10 no.lu krokide A ile gösterilen 1183,19 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile hazine adına B ile gösterilen 8816,81 m2 yüzölçümündeki bölümünün davalılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdidi 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır. Daha sonra 1979 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ve 1990 yılında 2/B madde uygulaması yapılmış ve kesinleşmiştir.
Dava, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açılan tapu iptali, tescili niteliğindedir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın KISMEN KABULÜ yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 6831 sayılı yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/4. maddesinde (… 2 nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarılan yerler halihazır vasfı ile kaydında belirtme yapılarak Hazine adına tapuya tescil …)olunacağı hükme bağlandığı ve davaya konu 340 parsel sayılı taşınmazın krokide A ile gösterilen 1183,19 m2 yüzölçümündeki bölümünün fiilen de baltalık meşe ormanı niteliğinde olduğunun saptandığı nedeniyle, taşınmazın halihazır niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde “tarla niteliği ile ” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “340 parsel sayılı taşınmazın 27/4/2008 tarihli ve 10 no.lu krokide A ile gösterilen 1183,19 m2 yüzölçümündeki bölümünün tarla niteliği ile hazine adına tesciline ” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “340 parsel sayılı taşınmazın 27/4/2008 tarihli ve 10 no.lu krokide A ile gösterilen 1183,19 m2 yüzölçümündeki bölümünün 6831 sayılı yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/4. maddesi gereğince orman niteliği ile hazine adına tesciline” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 03/03/2009 günü oybirliğiyle karar verildi.