Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/15705 E. 2008/18972 K. 29.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/15705
KARAR NO : 2008/18972
KARAR TARİHİ : 29.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 3 parsel sayılı 15366.81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, K.Evvel 1309 tarih 10 numaralı tapu ve 363 yazım numaralı vergi kaydı ile tarla niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın Hazine adına tescil edilmesi gerektiği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu parselin (A) ile gösterilen 10.000 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi davalı gerçek kişi, (B) ile gösterilen 5.366,48 m2 yüzölçümündeki bölümünü ise, tarla niteliği ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1995 yılında yapılıp 05.04.1996 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece, çekişmeli … Köyü 101 ada 3 sayılı parselin orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1977 tarihli emlak beyan kaydı kapsamında kaldığı ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile … kazanma koşullarının oluştuğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki;
Çekişmeli 101 ada 3 sayılı parselle dava dışı, 101 ada 4 sayılı parsele K.Evvel 1309 tarih 10 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilmiştir. Tapu kaydının tarafları …, … … ve … sınırlı olup, 5 dönüm yüzölçümündedir. 4 sayılı parsel tapu kaydı miktarından çok fazla olarak 14.407. 18 m2 yüzölçümünde … adına tespit edilerek kesinleşmiştir. Değişebilir sınırlı olan dayanak tapu kaydı miktarından fazla olarak dava dışı 4 sayılı parsele revizyon gördüğüne göre dayanak tapu kaydı keşifte uygulanarak dava konusu taşınmazla birlikte 4 parsele uyup uymadığı, uyuyor ise tapu kayıt miktar fazlası olup olmadığı yönü üzerinde durulmamış, taşınmaz ormana bitişik olduğu halde eski ve … tarihli memleket haritaları ile … fotoğrafları uygulanıp, zilyetlik konusunda beyanda bulunan bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğu bu resmi belgelerle denetlenmemiştir.
Bu nedenle; yöreyi iyi bilen yaşlı ve tarafsız yerel bilirkişi ve bir … bilirkişi aracılığıyla dava konusu taşınmazın dayanağı tapu ve vergi kaydı, komşu 2 ve 5 parsellerin dayanağı kayıtlar ile 4 parsele uygulanan 359 ve 361 numaralı vergi kayıtları uygulanarak dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaz ile birlikte 4 sayılı parsele uyup uymadığı belirlenmeli, … bilirkişi tarafından keşfi izlemeye olanaklı kroki düzenlettirilmelidir.
Dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaz ve dava dışı 4 sayılı parsele uyduğunun anlaşılması halinde, taşınmaz, kuzey ve güney yönden kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde ve eylemli biçimde orman olan 211 sayılı parsele bitişik olduğu, bu durumda değişebilir

-2- 2008/15705 – 18972

sınırlı olan dayanak tapu kaydı miktarından fazla olarak dava dışı 4 sayılı parsele uygulandığına göre, dava konusu taşınmazın tapu kaydının oluşum tarihinden sonra ormandan açılmak suretiyle elde edildiğini gösterdiği gibi, vergi kaydının da taşınmaz tapu kayıt miktar fazlası orman iken, oluşturulduğunu kabul etmek gerekir.
Değişebilir sınırlı tapu kaydının miktar fazlası olan dava dışı taşınmaz orman kadastrosu yapılıp orman alanı dışında bırakılarak bu çalışma kesinleşmedikçe orman sayılır. Taşınmaz tahdit dışında bırakılarak tahdidin kesinleşmesi halinde ancak bu tarihten sonra başlayacak olan zilyetliğin 20 yıl nizasız, aralıksız ve iyi niyetle sürdürülmesi halinde, yasada aranın diğer koşulların da yerine gelmesi durumunda davacı yararına kazanma koşullarının oluştuğundan söz edilebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/8-183 Esas, 2002/187 Karar, 2006/20-814 Esas, 2006/822 Karar ve 2007/20-966 Esas, 2008/19 Karar sayılı kararlarında da görüleceği üzere bu yolda varılan sonuç istikrar kazanmıştır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan orman kadastrosu 1995 tarihinde yapılıp 05.04.1996 tarihinde kesinleşmiştir. Kadastro tespitinin yapıldığı 05.03.2007 tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi de dolmadığından, davacı gerçek kişinin (A) bölümüne ilişkin davasının da reddine karar verilmesi gerekir.
Dayanak tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığının saptanması halinde ise, bu kez; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi ve bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası ve dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın eski tarihli belgelerdeki bitki örtüsünün gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince orman sayılan yerlerden veya 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi,
2) En eski ve sonraki tarihlere ait memleket haritası ve … fotoğraflarında orman sayılan yerlerden olduğunun anlaşılması (taşınmazın orman niteliğini koruduğu sırasıdaki zilyetliğe değer verilemez)
3) Kadastro tesbit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,

-3- 2008/15705 – 18972

4) Taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.), hallerinde, özel ve tüzel kişiler adlarına özel mülk niteliğiyle tapuya tescil edilemeyeceğinden başka bir araştırmaya gerek olmadan Hazinenin davasının kabulüne karar verilmelidir.
5) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında yazılı,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
j) Orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek başka bir araştırmaya gerek kalmadan Hazine davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, emlak beyannamesi ve vergi kaydı uygulanan parsellerde sınırı yazılı olmayan 1977-1981 tarihli emlak vergi beyannamelerinde yazılı miktara değil zilyetlikle birleşen 1936 tarihli vergi kayıtlarına yüzölçümüne değer verilerek bu kayıtlara 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsam tayin edilmesi gerektiği düşünülmeli, önceki keşifte dinlenen orman ve ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporlardaki bulgular da değerlendirilerek ve Hazine yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi de gözönünde bulundurularak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Ayrıca; taşınmazın (B) bölümü bilirkişi raporlarına göre meşe ağaçlarıyla kaplı, eylemli orman niteliğinde olduğu ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Maddesi ile Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a-h ve aynı maddenin ikinci paragrafı gereğince orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesi gerekirken, tarla niteliği ile tescile karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 29/12/2009 günü oybirliği ile karar verildi.