YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16059
KARAR NO : 2009/338
KARAR TARİHİ : 19.01.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 27.11.2006 gün ve 2006/14101-16306 sayılı bozma kararında özetle: “Dosya kapsamından, davacı … hakkında devlet ormanını işgal ve faydalanma suçundan dolayı Tekirdağ Sulh Ceza Mahkemesinin 2003/975 sayılı dosyasında dava açıldığı ve henüz kesinleşmediği, bu davada yapılan keşifte uzman Orman Bilirkişi … … ve Teknik Bilirkişi M…. … tarafından düzenlenen rapor ve krokiden davacı tarafından sürülüp ayçiçeği ekilmek suretiyle işgal ve faydalanılan 15,100 m2 yüzölçümündeki bölümün öncesi 184 parsel içerisinde iken, Orman Yönetiminin itirazı üzerine Kadastro Mahkemesinin 1989/234 Esas, 1990/252 Karar sayılı kesinleşen ilamı ile hükmen orman olarak ayrılıp Hazine adına tescil edilen 762 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle; kesinleşen kadastro mahkemesi kararını ortadan kaldıracak biçimde hüküm kurulamayacağı bir yana, somut olayda; eldeki dava, davacının ormanı işgal ve faydalanma suçundan Sulh Ceza Mahkemesinde yargılandığı yerin orman sayılan yerlerden olmadığının ve kendisine ait 184 sayılı parsel içinde kaldığının tespitine yöneliktir. Yargıtayın kararlılıkla uyguladığı içtihatlara göre eda davasının açma olanağının bulunduğu hallerde tespit davası açılamaz. Yürürlükteki yasalar davacıya bu nitelikte bir dava açma olanağı vermemektedir. Görülmekte olan bir ceza davasında iddia ve savunma olarak ileri sürülebilecek konular için ceza mahkemesi kararının sonuçlarından kaçınmak amacıyla hukuk mahkemesinde dava açılmasında davacının hukuki yararı bulunmamaktadır.
O halde; tesbit istemli bu davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, muarazanın giderilmesi ve elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 04.03.1998 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/01/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.