YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16134
KARAR NO : 2009/2228
KARAR TARİHİ : 12.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki yenilemeye itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 01/11/2007 gün ve 2007/10625-13572 sayılı bozma kararında özetle; “Uzman bilirkişilerce kesinleşen orman tahdit harita ve tutanaklarının uygulanması yeterli değildir. Bu nedenle, öncelikle orman tahdit harita ve tutanaklarının getirtilmesi uzman bilirkişilerce uygulanması, yenileme çalışmasının 2859 Sayılı Yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığının incelenmesi, uygun olduğu belirlenirse tapu iptali ve tescil davası yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunun düşünülmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine ve dava konusu …. Köyü 134 ada 445 sayılı parselin 790.99 m2 olarak davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, yenilemeye itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 23/08/1975 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada uzman orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen müşterek raporda yörede 1975 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının fotogrametrik yöntemle yapıldığı,hamidiye köyünde ilk tesis kadastrosunun 1995 yılında yapıldığı,ancak ölçümlerde esas alınan mevcut nirengi poligonlardaki konum ve sınırlandırma hatalarından dolayı zemindeki mevcut sınırların ve pafta sınırlarının birbirine uymadığı ve bu nedenle 2859 sayılı yasa gereğince yenileme çalışmalarının yapıldığı,orman kadastrosuna ilişkin çalışma tutanakları ile bu çalışmaya esas alınan … fotoğraflarını uygulamaları sonucunda orman tahdit noktalarının belirlendiğini,buna göre çekişmeli taşınmazın tamamen orman kadastro sınırları dışında kaldığını ve orman sayılmayan yerlerden olduğunun saptandığını,2859 sayılı yasa gereğince yapılan çalışma sonucunda oluşan pafta ile ilk tesis kadastrosundaki farklılığın mevcut nirengi ve poligonlardaki konum hatalarından kaynaklandığını, zemindeki kullanım ile yenilemedeki sınırların birbirine uygun olduğunu ve yenileme çalışmasının yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığını açıkladıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece bu rapordaki bulgular esas alınarak kesinleşen orman sınırları dışında kalan taşınmazla ilgili 2859 Sayılı Yasaya göre yapılan Yenileme işleminin yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak;
2859 Sayılı Yasanın yenileme başlıklı birinci maddesi; “Teknik nedenlerle yetersiz kalan, uygulama niteliğini kaybeden veya eksikliği görülen ve en az bir mevkii yada ada biriminde zemindeki sınırları gerçeğe uygun şekilde göstermediği tespit edilen tapulama ve kadastro paftaları bu kanun hükümlerine göre Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün teklifi ve ilgili bakanın onayı ile yenilenir. Buna göre tapu sicilinde gerekli düzeltmeler yapılır” hükmünü taşımaktadır.
2859 Sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince yenileme tespitlerine yapılacak itirazlar ve komisyon kararlarına karşı açılacak davalar 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre kadastro mahkemelerinde çözümlenir. Yine aynı yasanın 4. maddesi gereğince “yenileme yalnız teknik çalışmaları kapsar. Tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz…”denilmektedir. Somut olayda, dava yenileme tespitine karşı askı süresi içinde açıldığından,5. madde gereğince davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olup dava görevli mahkemede incelenmiştir.4. madde hükmüne göre kadastro mahkemesinin görevi, teknik çalışmaları kapsayan yenileme işleminin yasaya ve yönetmeliğe uygun yapılıp yapılmadığını belirlemek suretiyle sadece bu konuda davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir. Paftaların yenilenmesine itiraz davalarında tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin haklar inceleme konusu yapılamaz. Bu hükümler göz önüne alındığında mahkemece yenileme işleminin yasa ve yönetmeliği uygun yapıldığı kabul edildiğine göre sadece davanın reddi yolunda hüküm kurulması gerekirken tapuda davalı gerçek kişi adına kayıtlı olan çekişmeli taşınmazla ilgili olarak ayrıca, davalı adına tapuya tescili, yolunda hüküm kurulması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hükmün 2.fıkrasının hükümden çıkartılmak sureti düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7 maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 12/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.