YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16137
KARAR NO : 2009/4933
KARAR TARİHİ : 24.03.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesi, Karaburun Köyünde 1980 yılında yapılan arazi kadastro çalışmaları sırasında 433 parsel sayılı 15601 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Haziran 1926 tarihli 432 numaralı tapu kaydı ve gittileri revizyon gösterilmek suretiyle davacı … adına tespit edilmiş ve 05.03.1989 tarihinde tapuya kaydedilmiştir.
Davacı, 17.01.1997 tarihinde … Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada bu yeri önceki maliklerinden 60 dönüm olarak satın aldığını, bunun 15601 m2’lik bölümünün 433 sayılı parsel altında kendisi adına tespit ve tescil edildiğini, kalan miktarın orman ve 2/B madde uygulama alanlarında bırakıldığını, bu yolda komisyona yaptığı itirazın da reddedilerek 433 parselin tespitte olduğu miktarla tesciline karar verildiğini, taşınmaz 1947 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında tapu kaydına dayalı olması nedeniyle orman sınırları dışında bırakılan yerlerden olduğu halde, kadastro sırasında nirengi noktalarının yanlışlıkla güneydoğuya kaydırılması nedeniyle kendisine ait yerin 45 dönümlük kısmının orman sınırları içinde bırakıldığını, bu yanlışlığın ise orman sınırları belirlenirken değişmez nokta olarak kabul edilen ve 1920’li yıllarda mevcut olan … Su İşletmesi Bacasının güneyine daha yüksek … bir baca ilave edilmesi ve orman kadastrosu sırasında ilki esas alınırken, arazi kadastrosunda yenisinin esas alınarak ölçüm yapılmasından kaynaklandığını ileri sürerek 45 dönümlük yerinin 433 parsele ilavesi ile 60.000 m2 olarak tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda çekişmeli yerin 1947 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında Karaburun-Çakıltepe Devlet Orman sınırları içinde iken, Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan P.I poligonu içinde kaldığı, Karaburun-Çakıltepe Devlet Ormanının Mayıs 1949 tarih 26 numarada tapuya kayıtlı olduğu belirlenerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı gerçek kişi ile Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu ilk kez 1947 yılında yapılmış; sonuçları 10.01.1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 1986 yılında evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 6831 Sayılı Yasanın 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile evvelce sınırlandırılması yapılmış olup da, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları yapılmış, bu uygulamalar ise 26.05.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
1- Çekişmeli yerin yörede ilk kez 1947 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında orman olarak sınırlandırılıp Mayıs 1949 tarih, 26 sıra numarası ile Karaburun- Çakıltepe Devlet
Ormanı adı altında tapuya kaydedildiği, daha sonra 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkartılan P.I poligonu içinde sınırlandırıldığı, Hazine ve Orman Yönetimi tarafından bu yerin tapu kaydı üzerine 2/B madde uygulama alanında kaldığının şerh verilmesi için açılmış bir davanın bulunmadığı, P.I poligonu olarak belirlenen yerin yüzölçümü orman kadastro tutanaklarında belli olduğu gibi davanın reddine karar verilmiş olması nedeniyle kararın infazında bir sorun olmayacağı anlaşıldığından Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacının temyiz itirazlarına gelince; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davacının dayanmış olduğu Haziran 1926 tarih 432 numaralı, 14 dönüm (tahvilen 12866 m2) yüzölçümündeki tapu kaydının bilirkişilerce yöntemine göre uygulanıp sınırlarının belirlenemediğinden çekişmeli yere ait olduğunun kanıtlanamadığı, çekişmeli yere ait olduğu kabul edilse dahi iki hudut itibarıyla değişir sınır (FUNDALIK ) okuduğu, davacı adına bu kayda dayanılarak tespit ve tescil edilen 433 sayılı parselin dahi yüzölçümünün 15601m2 geldiği, tapu kayıtlarının tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edeceği, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince değişir sınırlı kayıtlar miktarları ile geçerli olup, aynı yasanın 21/1. maddesinin “kayıt ve belgelerde miktara itibar edilmesi gerektiği hallerde kayıt ve belgeler değişebilen ve genişletilmeye elverişli sınırı ihtiva ediyorsa miktar fazlası o taraftan ifraz edilir” hükmünün gözetildiği, kaldı ki yörede aplikasyon ve 2/B madde uygulamasının 2896 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapıldığı, tapu maliklerine 10 yıllık süre içerisinde dava açma hakkının 28/ 05/ 1987 tarihinde yürürlüğe giren 3373 Sayılı Yasa ile tanındığı, bu nedenle davanın dinlenme olanağının dahi bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulmuş olmasına göre, mahkemece davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; bu yolda bir istem bulunmadığı halde hüküm yerinde davanın reddi ile yetinilmesi gerekirken “dava konusu yerin Orman Kanununun 2/B kapsamında olması nedeniyle Hazine adına tesciline” denilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “dava konusu yerin Orman Kanununun 2/B kapsamında olması nedeniyle Hazine adına tesciline” cümlesi kaldırılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının reddi ile hükmün düzeltilerek ONANMASINA aşağıda yazılı onama harcının davacıya yükletilmesine 24/03/2009 günü oybirliği ile karar verildi.