Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16186 E. 2009/3171 K. 24.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16186
KARAR NO : 2009/3171
KARAR TARİHİ : 24.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 19/2/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … ve … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24/2/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davalı … ve … vekili avukat ….. geldi,karşı taraftan davacı … vekili … … geldi,başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı:
K A R A R
Davacı …, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, öncesi orman olan …. Köyü 398 parsel sayılı taşınmazın 19.781,04 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1990 yılında 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman alanı dışına çıkarıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece 2001/574 – 2002/196 sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ,hükmün davacı tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 6/11/2002 gün ve 2002/11260 – 12316 sayılı kararı ile (Mahkemece yapılan araştırmanın yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazın hangi yasa zamanında orman dışına çıkarıldığının açıkça anlaşılamadığı, taşınmazın ilk tesis ve tedavülleriyle birlikte tapu kaydı celp edilip uzman orman bilirkişilerden dava konusu taşınmazın hangi tarihte tahdide tabi tutulduğu, tahdit kapsamında kalıp kalmadığı, hangi tarihte hangi yasaya göre orman sınırları dışına çıkarıldığı hususlarında ayrıntılı rapor alındıktan sonra, davanın karara bağlanması gerektiği nedeniyle) bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak,davanın kısmen kabul, kısmen reddine, davaya konu, …. Köyü 398 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile 4.3.2002 tarihli krokili raporda A ile gösterilen 19.781 m2 yüzölçümündeki bölümünün ifrazı ile aynı parsel numarası ile tarla niteliğinde Hazine adına tesciline, B ile gösterilen 201.44 m2 ve C ile gösterilen 17,52 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin ifrazı ile son parsel numaraları verilerek davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı … ve … vekili ile HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, öncesi orman olup, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan ve 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 24/4/1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 27/4/1977 ve itirazlı yerlerde 27/11/1977 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uygulaması ile, 18/5/1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan inceleme ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın 4.3.2002 tarihli krokili raporda B ile gösterilen 201.44 m2 ve C ile gösterilen 17,52 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin baştan beri kesinleşen orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğunun, A ile gösterilen 19.781 m2 yüzölçümündeki bölümünün ise 3116 Sayılı Yasaya göre 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırı içinde iken, 27/4/1977 tarihinde 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulamasında Hazine adına orman sınırı dışına çıkartıldığı anlaşılmaktadır
Çekişmeli taşınmaz 6831 Sayılı Orman Yasasının 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2 maddesinin 2.fıkrasına göre değil 1. fıkrasına göre uygulama yapılarak öncesi orman olduğu ve nitelik kaybettiği gerekçesiyle orman sınırı dışına çıkartıldığı, 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince nitelik kaybı nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılan yer, orman tahdidinin kesinleştiği tarihten daha önceki zamanlarda tapuya kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu için mülkiyetinin tapu sahibine intikal etmez.
Çünkü, 1744 Sayılı Yasanın 2/2. maddesinde yazılı “ Evvelce sınırlaması yapılmış ve fakat yukarıdaki fıkra hükümlerine (aynı maddenin birinci fıkrası) uymadığı …. anlaşılan sınırlamaların düzeltilmesi sonucu orman sınırları dışına çıkartılacak yer, sınırlaması itirazsız kesinleşmiş tapulu arazi ise, mülkiyeti tekrar tapu sahiplerine intikal eder” hükmü, sadece ilk orman kadastrosunun yapıldığı tarihinden daha önceki zamanlarda ve öncesi de orman olmayan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarına ilişkindir. Taşınmazın öncesinin orman olsun olmasın, o yer kesinleşen orman sınırı içinde bulunduğu sırada oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, taşınmazın öncesinin orman sayılan yer olması ve 1744 Sayılı Yasanın 2/1. maddesi gereğince 15.10.1961 tarihinden önce nitelik kaybetmesi nedeniyle orman rejimi dışına çıkartılması halinde, o yer orman sınırı içine alınmadan önce tapuda kayıtlı olsa dahi, tapu kaydı özel mülkiyete konu olmayan orman sayılan yerde oluşturulduğu için yolsuz tescil niteliğinde olacağından, yine bu tapu kaydına değer verilemez ve o yerin mülkiyeti tapu sahiplerine intikal etmez. 1744 Sayılı Yasanın 2/6 maddesi gereğince çıkartılan ve 22 Temmuz 1974 tarihli Resmi Gazete Yayınlanarak yürürlüğe giren “Orman Sınırları Dışına Çıkartılacak Yerler Hakkında Tüzük”ün 34. maddesi “Orman Kadastro ekipleri; düzenleyecekleri tutanaklarda orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırları içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için orman sayılan yer haline dönüşmüş ve fakat 6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. maddesine göre orman sınırı dışına çıkarılması gerekli olan yerleri, tapu sahibi kimliğini, tapunun tarih ve numarasını yazmak suretiyle ayrı bir madde halinde belirler. Bu gibi yerler … fotoğraflarına ve haritalarına işlenir veya yersel ölçüleri yapılır”. Yine aynı Tüzüğün 41/2. maddesi “inceleme kurulları … esasen orman sayılmayan yerlerden olduğu neticesine vardıkları yerler hakkında 6831 Sayılı Yasanın değişik 2. maddesine göre inceleme yapamazlar”. Yasanın ve yukarıda yazılı tüzük hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucu; 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yerlerin mülkiyetinin tekrar tapu sahiplerine intikal edebilmesi için;
1- Taşınmazın öncesi orman olup da bilim ve … bakımından nitelik kaybetmesi nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkrası gereğince orman reijmi dışına çıkartılan yer olmamalıdır (Bu tür yerler ister itiraz sonucu, isterse itiraz edilmeden kesinleşen orman sınırı içinde kalmışsa o yer tapulu olsa dahi mülkiyeti tapu sahibine intikal etmez.). Çünkü, tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmamıştır.
2- 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesinin birinci fıkra hükümlerine uymadığı, yani aslında orman olmadığı ve tapulu bulunduğu halde, yanlışlıkla orman sınırı içine alınmış ve sahibi tarafından itiraz edilmediği için hukuken orman sayılan yer haline dönüştüğü anlaşılarak, nitelik kaybetme ya da etmeme konusunda inceleme kurulları tarafından hiçbir araştırma yapılmadan, orman sınırlarının düzeltilmesi sonucu 2. maddenin ikinci fıkrası gereğince orman sınırları dışında bırakılmalıdır.
3-Çekişmeli taşınmazı içine alan ilk orman kadastrosu itirazsız kesinleşmiş olmalıdır (Çünkü, taşınmazı içine alan orman kadastrosu itiraz sonucu kesinleşirse, bu durum o yerin öncesinin orman olduğunu, dolayısıyla taşınmazın orman sınırı içine alınmasından önce oluşturulan tapu kaydının aslı orman olan yerde yolsuz olarak oluşturulduğu itiraz sonucu belirlenmiş olduğundan, malikine mülkiyet … kazandırmaz).
4- Dayanılan tapu kaydı, taşınmaz orman sınırları içine alınmadan önce oluşturulmuş olmalı ve yüzölçümü ile geçerli olarak çekişmeli taşınmazı kapsamalıdır.
5- Dayanılan tapu kaydı,13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasa gereği devletleştirilmemiş olmalıdır ya da devletleştirilmiş sayılmamalıdır.
6- Dayanılan tapu kaydı, 3116 Sayılı Yasanın Muvakkat 1. maddesi ya da başka bir kamulaştırma Yasası gereğince kamulaştırılmış olmamalıdır.
7- Orman sınırlamasının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışında bırakma işlemi 1744 Sayılı Yasanın yürürlükten kalktığı 1 Ocak 1984 tarihine kadar tamamlanmış olmalıdır.
1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesinde, açıkça orman sayılmaması gerektiği ve tapulu bulunduğu halde, orman sınırı içine alınan yerlerden söz edilmiştir. Tapu kayıtlarına, iskan kayıtları, iskan defterleri ve tefviz belgeleri de yorum yoluyla ilave edilerek kapsam genişletilemez. Diğer taraftan, orman sınırları içinde kalan ve orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde tapu ve iskan kayıtlarına değer verileceğini öngören 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesi hükümleri Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13 ve 14.03.1989 gün 1988/35-13, 13.06.1989 gün, 1989/7-25 sayılı kararlarıyla iptal edildiğinden, orman sınırları içinde iken oluşturulan iskan kayıtlarına ve iskanen oluşturulan tapu kayıtlarına 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasında değer verilemez.
O halde; somut uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın öncesi orman olmaması nedeniyle 1744 Sayılı Yasanın 2/2 maddesi hükmü gereğince orman sınırının düzeltilmesi sonucu orman sınırı dışına çıkarılmayıp, aynı yasanın 2/1 maddesi hükmüne göre öncesinin orman olduğu, ancak; daha sonra orman niteliğini kaybettiğinden orman rejimi dışına çıkartıldığı, bu taşınmazın, orman sınırları içine alınmasından önce oluşturulan bir tapu kaydı bulunmaktaysa da, özel mülkiyete konu olmayan ve asıl niteliği orman olan taşınmaz için oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğu ve sahibine hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağından bu tür kayıtlara 1744 Sayılı Yasa uygulamasında yine değer verilemeyeceğine,özel mülkiyete konu olmayan yerlerin özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi, taşınmazın özde orman olma niteliğini değiştirmeyeceği nedeniyle, HGK’nun 2003/20-102-90 sayılı kararlarında da benimsendiği üzere, aslında orman olan taşınmazı tapu kaydı ile satın alan kişinin, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 1023. maddesindeki iyi niyet kurallarından yararlanamayacağına orman sınırı içinde kalan tapu kayıtlarının orman kadastrosunun kesinleşmesiyle yasal değerini yitirdiği, taşınmazın orman sınırı dışına çıkartılan bölümü hakkında kadastroca oluşturulan tapu kaydının, taşınmaz orman sınırı içinde iken oluşturulduğundan 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince ikinci kadastro olması nedeniyle yolsuz tescil niteliğinde olup, her zaman iptal edilebileceği bu tür tapuların 1744 Sayılı Yasa uygulamasında maliki yararına bir hak sağlamayacağına göre, mahkemece yazılı biçimde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … ve … vekili ile HAZİNE vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-TL. vekalet ücretinin davalı … ve … ’den alınarak davalı Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 24/2/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.