Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16354 E. 2009/3080 K. 24.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16354
KARAR NO : 2009/3080
KARAR TARİHİ : 24.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Çekişmeli …. Köyü 273 parsel sayılı taşınmaz yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 3850 m2 miktar ve tarla niteliği ile kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı adına tespit ve tapuya tescil edilmiştir. Tapu kaydının beyanlar hanesinde tamamının 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan sahada kaldığı yolunda şerh bulunmaktadır.
Hazine … Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davada çekişmeli yerin kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığını ileri sürerek tapunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiş; mahkemece Hazinenin davasının kısmen kabulüne tapunun iptali ile bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 2186.78m2lik bölümünün aynı nitelikte Hazine adına; geriye kalan (B) harfi ile işaretli 1663.22m2lik bölümün davalı adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) bölümüne ait kaydın beyanlar hanesinde 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan saha olduğunun belirtilmesine karar verilmiştir. Bu karar Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava çekişmeli taşınmazın kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk kez 1942 yılında yapılan, sonuçları 06/ 06/ 1948 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1993 yılında, evvelce sınırlaması yapılmış ormanlarda 3302 sayılı yasa hükümlerine göre 2/B uygulaması ile henüz sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları yapılmış; 11/ 03/ 1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit harita ve tutanaklarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın bir bölümünün1948 yılında kesinleşen ve Haziran 1953 tarih 77 numarada Hazine adına tescil edilen Üveyik Tepe, Keçiören, Sürmeli ve Koru Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, Sürmeli Devlet Ormanı sınırlarının tarif edildiği tutanaklarda “haritada isim, mevki ve şagilleri gösterilen …., … oğlu …, … … ve …’ye ait imrenli ve ala tarlalarla yine orman içinde … …, … …, …’e ait tapusuz tarlalar ormanla ilgili görülerek devlet malı gibi sayılmasına. Fenni zaruretlerle ormanın iç tahdit sınırlarına alınmış ve fakat zamanla köy arazi topluluğuna girmiş bulunan …, …. …, … oğlu …, … …, … … , … oğlu …’nin işgallerindeki tarlalarla başka başka kimseler tarafından işgal edilen … … …’nın şimdiki durumlarının tespiti ile yeterliğine. Bağlı tahdit haritasında (2) numara ile işaretlenen …. tepe, Sürmeli, Keçiören orman kısımları kimsenin malı olmadığından içindeki sahipsiz alanlarla birlikte devlet malı sayılmasına ” denildikten sonra haritasında işaretlenerek orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre çıkartılan 1940 Tarihli Tahdit Talimatnamesinin 38. maddesindeki “ Ormanların bitişiğinde bulunan mülk ve toprakların hepsinde, orman içindekilerden yalnız köy arazi ve camiasına dahil olanlarda vesaik ibraz edilmese bile fiili vaziyet aynen tespit ve zapta geçirilmekle iktifa edilir. Orman içinde olup da 2. madde şümulüne girmeyen diğer mülk veya topraklar için muteber tasarruf vesikası ibraz edilmezse tasarruf mevzuatı ile 2644 Sayılı Tapu Yasasının 16 ve Orman Yasasının 25. maddelerine müsteniden bunlar Devlet namına tahdit olunur” hükmü gereğince dava konusu taşınmaz ve etrafının orman sınırı içinde bırakıldığı ve işlemin kesinleşmesi üzerine 1953 yılında Hazine adına orman niteliği ile tapuya tescil edildiği ve 1993 yılında yapılan ve 1999 yılında kesinleşen işlemle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı, 1948 yılında kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kalıp Haziran 1953 tarih 77 numarada Hazine adına tapuya orman niteliği ile tescil edilen taşınmaz hakkında daha sonra 1981 yılında yapılan arazi kadastrosunun 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince ikinci kadastro olması nedeniyle hükümsüz sayılacağı, aslı orman olan ve özel mülkiyete konu olmayacak taşınmaz hakkında sonradan oluşturulan tapu kaydının taşınmazın niteliğini değiştirmeyeceğinden malikine mülkiyet … kazandırmayacağı (H.G.K.30.05.2001 gün 2001/1-464-470 ve 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 ve 1. Hukuk Dairesinin 11.09.1989 gün 1989/8162-9363 sayılı kararları) ve yine kamu malı olan ormanların her nasılsa özel mülk olarak tapuya tescil edilmesi halinde bu tür yerleri edinen kişilerin M.Y. 1023 maddesindeki tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağı, davalı tarafça koşulları varsa sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince satış bedelinin sorumlu kişilerden kendisine ödenmesinin istenebileceği ve Hazine ya da Orman Yönetimi tarafından 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalınmadan her zaman tapu kaydının iptali ve tescil isteği ile dava açılabileceği, gözetilerek hüküm kurulmuş olduğu anlaşıldığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 24.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.