Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1655 E. 2008/5209 K. 03.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1655
KARAR NO : 2008/5209
KARAR TARİHİ : 03.04.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile müdahil Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.10.2004 tarih 2004/4431-10324 sayılı bozma kararında özetle: “Uzman orman bilirkişi, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığını açıklamış ise de, çekişmeli taşınmazların orman sınır hatları ile irtibatlı krokisi düzenlenmemiş; ayrıca, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamaların aşılıp aşılmadığı üzerinde durulmamış, taşınmazlar üzerinde çıkarlarının bulunması nedeniyle tarafsız olmayacak köy meclisi üyesi kişiler tanık olarak dinlenmiştir. O halde, yeniden uzman orman ve … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu ile kesinleşen orman tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı biçimde zemine uygulanıp çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumunun saptanması, köy meclisi üyesi olmayan tanıkların dinlenilmesi, … uzmanı bilirkişiden bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor alınması, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamaların dikkate alınması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, 134 ada 205 parselin E3=2742.974 m2 bölümünün 134 ada 223 parsele eklenerek orman niteliği ile Hazine, A=4043.52 m2 bölümünün … Köy Tüzelkişiliği adına, B=11.293,43 m2 bölümün tarla niteliği ile Hazine, 134 ada 209 parselin F1=2545.701 m2, F2=7565.479 m2 ve F3=5684.325 m2 bölümünün 134 ada 223’e eklenerek orman niteliği ile Hazine, 134 ada 209 parselin F=30.719.556 m2 bölümünün köy tüzelkişiliği adına, 134 ada 210 parselin H1=671.861 m2, H2=76.804 m2 bölümlerin 134 ada 223’e eklenerek orman niteliği ile Hazine, 134 ada 210 parselin H1=3651.721 m2, 134 ada 213 parselin G1=2494.060 m2, G2=40.806 m2, G3=198.493 m2, G4=305.537 m2 bölümlerinin 134 ada 223’e eklenerek orman niteliği ile Hazine, 104 ada 213 parselin G=27.156,763 m2 bölümünün davalı köy adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1975 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Yörede yapılan arazi kadastro çalışmalarında dava konusu olan taşınmazlar kadimden beri köy tüzel kişiliği tarafından kullanıldığı belirtilerek tarla niteliği ile davalı köy tüzel kişiliği adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazların 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince Hazine adına tescil edilmesi gereken yerlerden olduğu iddiası ile açmış olduğu dava sonucunda mahkemece davanın reddi yolunda kurulan ilk hüküm davacı Hazinenin temyizi üzerine bozulmuştur. Mahkemece uzman bilirkişiler ile yapılan inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan bölümlerinin orman niteliği ile Hazine adına, orman sınırları dışında kalan bölümlerin ise,
davalı köy tüzel kişiliğinin zilyetliği bulunduğu kabul edilerek davalı köy tüzel kişiliği adına tapuya tescillerine karar verilmişse de mahkemece delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülmüştür.
1- Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden:
Dava Hazine ile tesbit maliki davalı köy tüzel kişiliği arasında görülmektedir. H.Y.U.Y. göre hükmü temyiz etme yetkisi davanın taraflarına aittir. Orman Yönetiminin 01.05.2006 tarihinden itibaren duruşmalara katılmış olması ona taraf sıfatını kazandırmaz. Orman Yönetiminin açılmış davaya yöntemine uygun harçlı bir katılımının bulunmadığı gibi, ayrıca, açılmış bir davası da bulunmadığından Orman Yönetiminin temyiz (isteminin) dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2- Davacı Hazinenin temyiz itirazları yönünden:
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ile tanıkların beyanlarından çekişmeli taşınmazların son 10-15 yıldan beri davalı köy tarafından kullanılmadığı, … yıllardan beri ekilmediği, bu nedenle davalı köy yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığı gibi eğimlerinin %30-50 olduğu, … muhafaza özelliği taşıdıkları, erozyona maruz oldukları, halen üzerlerinde … formunda ağaçcıklar ve çok yıllık otlar bulunduğu, 4 yönden kesinleşen orman sınırları içinde kalan ve halen üzerlerinde kayın, kestane, meşe ve gürgen ağaçları ile kaplı geçilmez devlet ormanı olarak sınırlandırılan ormanlık alan ile çevrili olduklarından 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olarak değerlendirilmeleri gerektiği anlaşılmaktadır.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek davacı hazinenin davasının tamamen kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazların özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın kısmen kabulü yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenler ile Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine,
2) 2. bentte açıklanan nedenler ile davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03.04.2008 günü oybirliği ile karar verildi.