Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16689 E. 2009/8665 K. 27.05.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16689
KARAR NO : 2009/8665
KARAR TARİHİ : 27.05.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı Onur … 11.01.2004 tarihli dava dilekçesiyle, … İlçesi … Köyü Çürükdağı mevkiinde bulunan sınırlarını bildirdiği 50 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, en az 50 yıldır kendisi tarafından zilyet ve tasarruf edildiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu, adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı greçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapuda kayıtlı olmayan taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapu tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1982 yılında yapılıp 11.06.1982 tarihinde ilan edilerek 11.06.1983 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1953 yılında yapılıp kesinleşmiş, çekişmeli taşınmaz devlet ormanı olarak tapulama dışı bırakılmıştır.
Kadastro Müdürlüğü 01.03.2007 tarihli yazısında genel arazi kadastrosunda çekişmeli taşınmazın 18.02.1954 tarihinde tapulama dışı bırakıldığını bildirmiştir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporları her ne kadar eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında ne olarak nitelendirildiği saptanmadığından yetersizse de; karara dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunda çekişmeli parselin yörede 1982 yılında yapılan orman kadastrosunda (A2), (B2) ve (C2) ile gösterilen toplam 13659.22 m2 bölümünün orman sınırları içinde, (A1), (B!), (C1) ile gösterilen toplam 20440.51 m2 bölümünün ise orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, orman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın birkaç bitki türünü ayıklama dışında imar ihya faaliyetine konu edilmediği dekara düşen aşılı … sayısının 1.22 yani nerdeyse bir … ağacı olduğu halde diğer maki elemanları ve … ağaçlarının bunlardan daha fazla olduğu bu haliyle hakim ağaç türünün … olmadığı gibi taşınmazın büyük bölümünü eylemli taşlık ve makilik karakterde orman olduğu, imar ihya edilmediği, geçmişte yada şimdi 3573 Sayılı Yasa hükümlerine göne tahsisi yapılmadığı, eğimin 512’nin çok üzerinde olduğu devlet ormanına sınır olduğu belirlenmiştir. Dosyaya konulan fotoğrafları da anlatılan bu durum desteklemektedir.
Yüksek eğimli funda ve makilerle kaplı alanlar orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/J maddesi kapsamı dışında aynı yasanın 1. maddesinin 1. fıkrası gereğince orman sayılan yerdir. Orman Yasasının 1. Maddesinin 2. fıkrasının İ bendi “Sahipli arazideki aşılı ve aşısız zeytinliklerle, özel yasası gereğince Devlet Ormanından tefrik edilmiş ve imar ıslah ve temlik şartları yerine getirilmiş bulunan yabani zeytinlikler ile

-2-
2008/16689-2009/8665

09.07.1956 tarih ve 6777 Sayılı Kanunda tasrih edilen yabani ve aşılanmış fıstıklık, sakızlık ve harnupluklar”ın orman sayılmayacağı, kabul edilmişse de, çekişmeli taşınmazlara ait her hangi bir tapu kaydına dayanılmadığı gibi, 3573 Sayılı Yasa gereği tahsis de bulunmamaktadır.
Bilimsel ve teknik olarak ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/P maddesi gereğince eğimi %12 yi geçen yerler orman ve … muhafaza karakteri taşıdığından aynı yönetmeliğin 26/i bendi gereğince orman olarak sınırlandırılır.
Çekişmeli taşımazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1942 yılında seri usulüne göre, her hangi bir köy yada belde sınırı esas alınmadan ve isimleri belirlenen orman bazında yapılmış, 1982 yılında da orman kadastro Komisyonlarınca, her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosu yapılmayıp, sadece aplikasyon ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulaması yapılmıştır. Başka bir deyişle çekişmeli taşınmazların orman niteliğini belirleyen bir çalışma bu güne kadar yapılmamıştır. 02.12.2003 tarihli Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 4999 Sayılı Yasanın 3. maddesi ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. Madde 1. fıkrası “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanların, hususi ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tespiti ile 2 nci madde uygulamaları ile ilgili olarak kadastrosu kesinleşmiş yerlerde tespit edilen fenni hataların düzeltilmesi işleri orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” Hükmü getirilmiş ve bu hükümle daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisini … ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin a bendinde orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h Maddesinde “Her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar,” ın devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı öngörülmüştür.
O halde, eğimi %12 den fazla olan yer yer veya tamamen maki cinci ağaççıklarla kaplı, orman ve … muhafaza karakteri taşıyan, çevresinde bulunan aynı karakterdeki devlet ormanının devamı niteliğindeki çekişmeli parselin, 6831 Sayılı Yasanın 1. Maddesinin 2. fıkrasının J bendi gereğince orman sayılan yerlerden olduğu, 1969 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakılsa da, 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1 maddesi gereğince her zaman orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarını reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine