Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16777 E. 2009/1404 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16777
KARAR NO : 2009/1404
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B madde şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, … … Mahallesi 4732 ada 11 parsel orman olmadığı halde orman rejimi dışına çıkartılarak tapu kaydı üzerine 2/B madde şerhi konulduğunu, daha önce Hazine ve Orman Bakanlığı tarafından aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/300 sayılı dosyasında reddedilerek kesinleştiğini belirterek tapu kaydındaki şerhin silinmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılması nedeniyle parselin tapu kaydı üzerine konulan 2/B madde şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 03.10.1944 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya aykırı olarak yapılan makiye ayırma işlemi ile 14.02.1994 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 28.01.1970 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastro paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazın ifrazen geldisi olan 11 ada 57 sayılı parselin 1943 yılında yapılıp 14.02.1944 tarihinde kesinleşen Beylik Dağı orman kadastro sınırları içinde kaldığı, 1970 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, bu durum gözönünde bulundurulmadan Ocak 1940 tarih 14 numaralı belediye adına olan tapu kaydı revizyon gösterilerek kadastro tespit tutanağı düzenlenip, ikinci kez kadastrosu yapılarak hataen ve yolsuz olarak tapu kaydı oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. Maddeleri gereğince ikinci kadastro sonucu oluşturulan tapu kaydının yolsuz (T.M.Y. 1025. Md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y.934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu
tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenip, Hazineye devredilerek çeşitli parsellere ifraz edildiği ve kişilere dağıtıldığı, çekişmeli taşınmazın da bu ifraz parsellerinden olduğu, ormanların iskan yoluyla dağıtılacağına ilişkin bir yasa hükmü olmadığı halde, taşınmaz orman sınırı içinde iken 2510 sayılı İskan Yasasına göre oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 45/3. fıkrasındaki “iskan suretiyle verilen yerler” hükmünün Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13 sayılı kararı ile iptal edildiği, maki komisyonlarının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde maki belirleyeceği konusunda 5653 Sayılı Yasada ve Yönetmelikte her hangi bir hüküm bulunmadığı gibi maki komisyonunun dahi yasa ve yönetmeliğe uygun olmadığından makiye ayırma işleminin hiçbir yasal sonuç doğurmayacağı, taşınmazın 1994 yılında orman niteliğini kaybetmiş olması nedeniyle 2/B madde uygulamasına konu edilerek Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılmasında ve tapuya bu yönde şerh konulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar Hazine ve Orman Bakanlığı tarafından Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/300 sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine dair verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanıp kesinleşmişse de Y.H.G.K.’nun 04.03.1992 gün 1991/14-610-1992/151 sayılı kararında açıklandığı gibi sözü edilen kararda davacı gerçek kişi yararına tescil hükmü kurulmadığı ve davacı tapusunun çekişmeli halinin halen devam ettiği, davacı tapusunun kendisine bir hak sağlayıp sağlamayacağı konusu, Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olduğu bu dava sonucu ortaya çıkacağı, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde anılan kesin hükümden söz edebilmek için her iki davada konu, taraf ve dayanılan maddi vakıalar olarak tanımlanan sebep birliğinin aynı olması gerektiği, somut olayda iki dava arasında böyle bir sebep ve taraf birliği bulunmadığından kesin hükümden de sözedilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/5. maddesi gereğince 2/B madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan ve fiilen orman olan yerlerin Orman Genel Müdürlüğünün talebi üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsisinin zorunlu olduğu, davacı tarafından taşınmaz satın alınmışsa satış bedelinin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre bu yeri kendisine satan kişi ya da kişilerden davacının geri alabileceği, bu nedenlerle dava konusu parselin tapu kaydı üzerindeki 2/B madde şerhinin yasal olduğu gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 03/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.