YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16832
KARAR NO : 2009/1562
KARAR TARİHİ : 05.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Beldesi, … Mahallesi 109 ada 110 parsel sayılı 990,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz belgesizden tarla niteliği ile davalı adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla tespitin iptali için dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; karara dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Dava konusu 109 ada 110 parsel sayılı taşınmaz ile bu parsele komşu 108, 107, 111 ve 112 parsellerin güney hudutları dereye bitişik olduğu halde, memleket haritası ile kadastro paftasının çakıştırılmasında yapılan kaydırma nedeniyle söz konusu taşınmazların güney sınırı ile … arasında büyükce bir mesafenin görüldüğü, bu haliyle raporun davaya konu taşınmazın orman niteliğini belirleme de kanaat verici olmayıp raporun doğruluğu hususunda tereddüt oluştuğu, yetersiz ve doğruluğu şüpheli olan raporun hükme esas alınamayacağı, ayrıca ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın … alanları içinde yer aldığı, … arazisi niteliğinde olduğu belirtildiği halde orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman niteliğinde olduğu, çevresindeki ormanlık alanlarla bütünlük oluşturduğu, taşınmazın % 3-5 olarak belirtilen eğimi düşük olmasına rağmen … muhafaza karakteri taşıdığının belirtildiği, böylece ziraat bilirkişi ile orman bilirkişi raporları arasında çelişki oluştuğu, mahkemece bu çelişki giderilmeden, taşınmazın niteliği açık ve net bir şekilde belirlenmeden çelişkili ve yetersiz raporlara göre karar verildiği, yöreye ait en eski tarihli … fotoğraflarının getirtilerek uygulanmadığı görülmüştür. Bu nedenle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli
taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 05/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.