Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16858 E. 2009/1397 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16858
KARAR NO : 2009/1397
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : … MİR.
DAVALI-DAVACI : HAZİNE-ORMAN BAKANLIĞI-ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil ve şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-karşı davalı gerçek kişiler vekili ile Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı-karşı davalı … vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü 1349 parselin öncesi orman olmadığı halde orman sınırı içine alınarak tapu kaydına orman ve 2/B şerhleri konulduğunu bildirerek orman sınırlamasının iptalini ve tapu kaydında yeralan şerhlerin silinmesini istemiştir. Birleşen davanın davacısı Hazine ise taşınmazın orman sınırları içinde ve 2/B madde kapsamında kalan bölümünün tapusunun iptali ile orman sınırları içinde bulunan bölümün orman niteliği ile 2/B madde kapsamında bulunan bölümünün 2/B niteliğinde yer olarak Hazine adına tescilini istemiş, mahkemece gerçek kişilerin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulü ile 09.01.2007 havale tarihli raporda 2/B madde sahasında kalan (A) işaretli 9424 m2 bölüm yönünden tapu kaydının iptali ile 2/B uygulamasına bağlı tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı-davalı gerçek kişiler vekili ile Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan taşınmazın tapusunun iptali-tescil ve şerhin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 20.01.1944 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma işlemi ile 04.07.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında kesinleşmiştir.
1- Davacı ve karşı davalı gerçek kişilerin temyiz itirazları bakımından;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın kısmen 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen ve Mayıs 1946 tarih 20 numarada orman niteliği ile tapuya tescil edilen orman sınırlama tutanak ve haritası içinde kaldığı, 1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman kadastrosu sonucu oluşan bu tapu kaydının 1055 numaralı orman parseline revizyon gösterilerek tespit tutanağı düzenlendiği ve bu parsel hakkında gerçek kişilerin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinde açtıkları 1957/633 esas numaralı dava sonucu makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek, dava konusu parselin de içinde bulunduğu 1055 parselin orman niteliği ile hazine adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiği, 1957 yılında hükmen orman olarak tescil edilen 1055 numaralı orman parselinin bazı bölümlerinin … Tevzi Komisyonu tarafından 1967 yılında … tevzi yoluyla dağıtıldığı ve 14.09.1968 tarihinde gerçek kişi adına … tevzi tapu kaydının oluştuğu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmış ise de yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak … ve … isimli iki kişiden oluşan komisyonun 17.09.1951 ve 20.09. 1951 tarihleri arasında herhangi bir ölçüm ve açı değerine bağlı kalmadan Gebze merkezi de dahil bir çok köyün yerleşim yerini, tapulu-tapusuz arazilerini,meraları, dağları, yolları, tahdidi yapılmış ve yapılmamış ormanları 1/25.000 ölçeki memleket haritasında kabataslak çizerek yaptıkları makiye ayırma işleminin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı makiye ayırma işleminin orman kadastro sınırları (orman rejimi) dışına çıkarma işlemi olmadığından, taşınmazın halen kesinleşen orman sınırları içinde kalma ve bu nedenle hukuken orman sayılan yer olma olgusunun devam ettiği, 1988 yılında yapılan aplikasyon sırasında çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün 2B madde sahasında bırakıldığı, (C) bölümünün ise eylemli orman örtüsü ile kaplı olması nedeniyle orman sınırı içinde bırakıldığı, (B) bölümünün baştan beri tahdidin dışında kaldığı, 1988 yılında yapılan işleme karşı herhangi bir dava açılmadığı, kesinleşen orman sınırları içinde kalan eski tapu kayıtları yasal değerini yitireceğinden, böyle bir yer makiye ayrılmış olsa bile o yere ait eski tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gibi, somut olayda taşınmaz orman sınırı içinde ve kadastrosu kesinleşen 1055 sayılı parsel orman parseli kapsamında bulunduğu sırada … tevzi komisyonu aynı yer hakkında kişi adına tevzi tapusu oluşturduğu, 4753 Sayılı Yasada ormanların tevzi edileceğine dair bir hüküm bulunmadığından, tevzi tapusunun yolsuz tescil niteliğinde bulunduğundan, sahibine mülkiyet … kazandırmayacağı, bu tür taşınmazlar hakkında 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin olmadığı anlaşılmakla Hazinenin tapu iptali tescil istemli davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, Hazinenin karşı davası sonucu taşınmazın orman ve 2/B alanında kalan bölümlerinin ifrazen Hazine adına tesciline, baştan beri orman sınırı dışında kalan bölümünün ifrazen önceden olduğu gibi orman ve 2/B madde şerhinden arındırılmış olarak tapu malikleri üzerinde bırakılmasına karar verileceğine göre davacı/davalı gerçek kişiler vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Hazinenin (C) bölümüne yönelik temyiz itirazlarına gelince, ormanların asıl maliki olan Hazine orman olan bölümün de bu niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Yapılan araştırma inceleme sonucu (C) bölümünün orman sınırı içinde kalmaya devam ettiği belirlendiği halde, mahkemece Hazinenin (C) bölümüne yönelik talebi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olduğundan, Hazinenin (C) bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle; gerçek kişiler vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2 nolu bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.