Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/16885 E. 2009/3174 K. 24.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16885
KARAR NO : 2009/3174
KARAR TARİHİ : 24.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL- EL ATMANIN ÖNLENMESİ-ORMAN SINIRLANDIRMASININ İPTALİ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 12/06/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı –davacı … … MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24/02/2009 günü için yapılan tebligat üzerine,duruşmalı temyiz eden davalı-davacı … … MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI vekili avukat …., davacı-davalı … PROJE LTD ŞTİ vekili avukat …. geldi,karşı taraftan dahili davalı HAZİNE vekili avukat … … ile davacı-davalı … vekili avukat … … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı:

K A R A R

Davacı …, 1998/271 sayılı dosyada ….. KÖYÜ Köyü 134 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırı içinde kaldığından tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili ve davalıların el atmasının önlenmesi istemiyle … …….. … ve … PROJE LTD. ŞTİ.’ne husumet yönelterek, yine aynı parsel ve aynı iddia ile mahkemenin 2005/187 sayılı dosyasında … … ….. MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI’na husumet yönelterek dava açmıştır.
Diğer yandan; davacılar … … ….. MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI ile … PROJE LTD ŞTİ, çekişmeli 134 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olmadığı halde orman sınırı içine alınmasının hatalı olduğu nedeniyle, tapu kaydına dayanarak mahkemenin 2000/768 sayılı dosyasında orman kadastrosunun iptali istemiyle ORMAN YÖNETİMİNE husumet yönelterek dava açmışlardır.
Mahkemece tüm davalar bağlantı nedeniyle 1998/271 sayılı dava dosyasında birleştirildikten sonra, davalı kişilerin orman kadastrosunun iptali konusunda açtıkları davanın REDDİNE, ZÜHTÜ …’a yönelik davanın tapu maliklerinden olmadığından husumet yönünden REDDİNE, … … ….’e yönelik davanın, davadan önce öldüğünden dava koşulu yokluğundan REDDİNE, ORMAN YÖNETİMİNİN diğer davalılar … … … MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI ile …. İNŞAAT PROJE LTD. ŞTİ.’ne yönelik davasının KABULÜNE, çekişmeli …. KÖYÜ Köyü 134 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile hazine adına tesciline, karar verilmiş, hüküm davalı-davacı … … … MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI vekili ile … PROJE LTD ŞTİ vekili,dahili davalı … BAŞKANLIGI vekili ve davalı HAZİNE vekili tarafından temyiz edilmiş,ancak hazine vekili 13/9/2007 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel arazi kadastrosundan sonra yapılan orman kadastrosuna dayalı TAPU İPTALİ VE TESCİL – EL ATMANIN ÖNLENMESİ, KARŞI DAVA İSE ORMAN SINIRLANDIRMASININ İPTALİ istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu dava tarihinden önce yapılıp 14.04.1997 tarihinde ilan edilmiş ve 14.12.1999 tarihinde kesinleşmiş, dava konusu 134 nolu parselin güneybatı bölümü 86, 87 orman sınır noktalarıyla orman sınırı içine alınmıştır.
…, kesinleşen orman kadastrosuna dayalı olarak 02.04.1998 tarihinde 134 numaralı parselin orman kadastrosu içinde kalan bölümü hakkında dava açmıştır. Orman Yönetiminin orman sınırı dışındaki bölüm hakkında davası bulunmamaktadır. Kişiler ise orman kadastro sınırı içinde kalan bölüm yönünden tapu kaydına dayanarak orman kadastrosunun iptali davası açmıştır.
Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesi sonucu 134 sayılı parselin orman kadastrosunda orman sınırı içinde kalan ve kalmayan bölümlerinin tamamının öncesinin ve eylemli durumunun orman olduğu konusunda rapor verilmiş, mahkeme bilirkişi raporuna dayanarak davaya konu 134 sayılı parselin tamamının tapu kaydını iptal ederek dava ve istek dışına çıkmıştır.
Davanın konusu 134 sayılı parselin orman kadastrosunda 86 ve 87 numaralı orman sınır noktalarını birleştirin hattın güney batısında bulunan orman sınırı içinde kalan bölümüdür. Bu bölümün yüzölçümü mahkemece bilirkişilere hesap ettirilmemiştir.
Yargılamanın devamı sırasında yörede imar uygulamaları yapılmış ve 134 sayılı parselin bir bölümü kısmen park alanı, kısmen 2339 ada 1 parsel olarak Hazine adına tescil edilmiş, bir kısmı da 8240 ada 1 parsel içinde kalmış, parselin kuzey bölümü ise imar uygulamalarına tabi tutulmamış ve bu bölüm 9865 m2 yüzölçümlü olarak 134 parsel sayısı ile önceki malikler üzerinde bırakılarak 07.11.2001 tarihinde tescil edilmiş,mahkemece,taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulmak suretiyle yapılan ifraz işlemleri sonucunda oluşturulan parsellerin tapu malikleri arasında görülen Belediye ve Hazine H.Y.U.Y. nın 186 maddesi uyarınca davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmıştır.
Davaya konu taşınmazın orman sınırı içinde kalan bölümün öncesinin orman olduğu anlaşıldığına göre, orman sınırı içinde kalan bir yer için sonradan oluşturulan tapu kaydı özde kamu malı orman olan taşınmazın hukuksal niteliğini değiştirmeyeceğinden, dava konusu parselin orman sınırı içinde kalan bölümü yönünden oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğindedir ve sahibine mülkiyet … kazandırmaz (H.G.K.’nun 19.02.2003 gün ve 2003/20-102-90 S.K.).
Ormanlar diğer özel mülklerin tabi olduğu rejime tabi tutulamaz ve bu yerlerde imar uygulaması yapılamaz. Başka bir anlatımla 6831 Sayılı Orman Yasasına tabi olan kamu malı niteliğindeki taşınmazlar 2981 ve 3194 sayılı yasa hükümlerine tabi tutulamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.12.1997 gün ve 1997/1-655-1003 sayılı kararında da (… kamu malı niteliğini kazanan bir taşınmazın imar uygulamasına tabi tutarak özel mülkiyete dönüştürmeye idari mercilerin yetkilerinin bulunmadığı,başka bir anlatımla, idari mercilerin yasadan kaynaklanan bir yetkileri bulunmayan konularda aldıkları karar yok hükmünde olup, buna dayanılarak yapılan tescilin de yolsuz tescil niteliğinde) olduğu kabul edilmiştir.
Dava kesinleşen orman sınırı içinde kalan bölüm yönünden açılmıştır. Davacı …, kadastrodan önceki nedene değil, kadastrodan sonra yapılan orman kadastrosuna dayanarak dava açmıştır. 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesinde her çeşit taşınmaz malın niteliğinin ve ormanla müşterek sınırının belirlenme işi orman kadastro komisyonlarına verilmiştir. Orman kadastro komisyonu tarafından orman sınırı içine alınmış bulunan davaya
konu taşınmazın tamamının,mahkemece uzman bilirkişi tarafından yöntemine uygun biçimde resmi belgelere dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırma sonucunda, orman sayılan yerlerden olduğu belirlenmiştir.
Bu nedenle, somut olayda; 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı gibi, daha önce Hazine ile kişiler arasında görülen davada tarafların aynı olmaması ve davada dayanılan hukuki sebep ile temyize konu davanın hukuki sebepleri değişik olduğundan H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde anılan kesin hüküm koşulları da oluşmamıştır.
1- Bu nedenle mahkemece gerçek kişilerin orman kadastrosunun iptali istemiyle açtıkları davanın sübut bulmadığından reddedilerek, orman yönetiminin davasının kabulü yolunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
2- Ne var ki,mahkemece 134 parselin orman sınırı içinde kalan bölümünün ifraz işlemlerinden sonra hangi parsele gittiği ve hangi bölümlerin yola ve parka terk edildiği belirlenmemiştir.
O halde; dava dosyası 20.12.2005 havale tarihli raporu düzenleyen orman bilirkişi … vs. ile yine 26.11.2005 tarihli raporu veren Harita Mühendisi … ’a verilerek 134 parselin ilk çapına göre kaç m2 bölümünün 86-87 sayılı orman sınır noktalarını birleştiren orman sınır hattına göre orman sınırı içinde ve ne kadar bölümün orman sınırı dışında kaldığı, yine orman sınırı içinde kalan bölümün daha sonra yapılan imar uygulamasında kaç m2 bölümün 8239 ada 1 sayılı kaç m2 bölümün 8240 ada 1 sayılı ve kaç m2 bölümün de önceki malikler üzerinde bırakılarak tescil edilen 134 sayılı parsel içinde, yine kaç m2 bölümün yol ve park alanlarında kaldığının hesaplanıp kendilerinden ek rapor alınması, park alanlarının P 1002, P 1004 parsel numarası ile mi tescil edildiği, yoksa tapu sicilinden terkin mi edildiği konusu da tapu sicil ve kadastro müdürlüğü ile belediyeden sorulup, 8240 ada 1 parselin son tapu kaydı getirtilerek, bu parselin malikleri davada taraf değilse Orman Yönetimine bu kişiler hakkında dava açması için önel verilip bu dava dosyası ile birleştirilmesi, bundan sonra eski 134 sayılı parselin orman sınırı içinde kalan bölümünün (yol, park alanları ve 8239/1, 8240/1 parseller ve yeniden oluşturulan 134 parsel içinde kalan bölümler) bir bütün halinde tapu kayıtlarının iptali, (bu bölüm içinde yol ve park olarak terk edilen yerlerde var ise tümü birleştirilerek) aynı köy son parsel numarası verilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Davalı HAZİNE vekili BAHUM’nın 10/09/2007 gün ve 4232 – 3110/3110 sayılı oluru ile temyiz isteğinden vazgeçildiğini bildirdiğinden temyiz itirazları hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2) Yukarıda açıklanan nedenlerle, birleşen 2000/768 sayılı dosyada davacı kişilerin orman kadastrosuna itiraz davalarının reddine dair verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan, davacı kişilerin bu dava hakkındaki tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,
3) Tapu iptali ve tescili davası yönünden ise, davalı-davacı … …. … VE ARKADAŞLARI vekili ile … PROJE LTD ŞTİ vekili, dahili davalı … BAŞKANLIGI vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 625.00.-YTL’ nin davacı –davalı … ve dahili davalı Hazineden alınarak davalı – davacı … … …. MİRASÇILARI … VE ARKADAŞLARI’na verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde yatıranlara iadesine 24/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.