YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/16982
KARAR NO : 2009/2244
KARAR TARİHİ : 12.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili, Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.09.2003 gün 2003/5300 E.- 2003/6187 K. sayılı bozma kararında özetle; “Dava konusu 145 parselin C=432, D=744 m2 bölümlerin orman sınırı içinde, kalan 6977 m2’lik bölümün ise, orman sınırı dışında olduğu belirlendiğine, bu bölümün 1982 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında ve orman sayılmayan yer olduğu saptanmış ise de, komşu 156 parselin tapu miktar fazlası olan 145 numaralı parselin hudutta bulunan ormandan açma yapmak suretiyle kazanıldığı, orman kadastrosunun kesinleştiği tarih ile tespit tarihi arasında 20 yılda geçmediğine göre bu bölümün de tespit gibi Hazine adına tescil edilmesi gerekir.
Temyize konu 104 ada 281 parsel, komşu 56 parsele uygulanan Şubat 1976 tarih 76 numaralı tapu kaydı miktar fazlası olması nedeniyle Hazine adına tespit edilerek, içindeki … ağaçlarının … …’ya ait olduğu konusunda kütüğün beyanlar hanesine şerh verilmiştir. Tapunun uygulandığı 56 parselin tapu maliki … … adına tespit edilip edilmediği, edilmişse tespitin kesinleşip kesinleşmediği, davalı olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Mahkemece dava konusu 281 sayılı parselin komşu 56 sayılı parselle aynı özellikte zeytinlik olduğu kabul edilerek davacı adına tescile karar verilmişse de mahkemenin tapu uygulaması yönündeki değerlendirmesi yerinde değildir.
Bu nedenle; çekişmeli parsel ile öncesi bütün olduğu iddia edilen 56 sayılı parsel hakkında açılmış dava varsa bu parsellerden biri hakkında verilecek kararın diğerini etkileyeceği düşünülerek H.Y.U.Y.’nın 45. Maddesi hükmü gereğince dava dosyaları birleştirilmeli, tapu kaydının kapsamsının belirlenebilmesi bakımından bu yerle ilgili iskanen verilen ağaçların yerlerini belirleyen bir tutanak ya da harita bulunup bulunmadığı ilgili yerlerden istenmeli, tapu kaydının sınırları itiariyle uyduğu söylenen tüm parsellere ait tapulama tutanak örnekleri ile dayanakları kesinleşmiş isse tapu kaytıları getirtilmeli, bundan sonra … memuru, ziraat mühendisi ve yerel bilirkişi huzuru ile yapılacak keşifte dayanılan tapu kaydında yüzölçümü yazılı olmayıp cinsi 553 ağalı … olduğu, iskan topu malikine tarla değil zeytinlik tapusu tahsis edildiğinden tapu kapsamı … ağaçlarının sayısı esas alınarak belirleneceğinden uzman ve yerel bilirkişi aracılığı ile tapu kaydının oluşturulduğu tarihteki … ağaçlarının sayısının saptanması bakımından uzman ve yerel bilirkişinin birlikte çalışması sağlanmalı, topunun oluşturulduğu tarihten sonra … ağaçlarının herhangi bir nedenle yok olduğu ileri sürüldüğü takdirde gösterilecek tanıklar yerinde dinlenmeli… sonucuna göre bir karar verilmelidir” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama neticesinde dava konusu 104 ada 145 parselin 25.08.1999 tarihli bilirkişilerin kroki ve raporunda C=432,35 m2 ve D=744,94 m2’lik kısmın ifrazından sonra geriye kalan 6977,15 m2’lik kısmının tespit gibi davalı Maliye Hazinesi adına tespit ve tesciline, 104 ada 281 parsel sayılı taşınmazla ilgili davanın kabulü ile, tespitin iptaline ve çekişme konusu taşınmazın … … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili, Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya gore dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1982 yılında ilk orman tahdidi ve 1990 yılında kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimi ve gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 12/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.