YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17067
KARAR NO : 2008/19098
KARAR TARİHİ : 30.12.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, Asliye Hukuk Mahkemesine verdikleri dava dilekçesi ile … Köyü … ve Çataldere mevkiilerinde bulunan 65 ve 71 sayılı parsellerin kendi zilyetliklerinde orman sayılmayan yerlerden olduğu halde, orman sınırı içinde bırakıldığını bildirerek sınırlamanın iptalini istemişler, Asliye Hukuk Mahkemesince yörede kadastro çalışmasının başlaması nedeniyle görev yönünden davanın reddine karar verilerek dosya kadastro mahkemesine aktarılmış, kadastro mahkemesinde görülen başka kadastro tespitine itiraz davaları ile birleştirildikten sonra mahkemece davanın kısmen kabulüne, 65 ve 71 sayılı parsellerin … … mirasçıları adına tapuya tesciline, Çataldere mevkiindeki taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Yörede arazi kadastrosu 1979 yılında orman kadastrosu ise 11.12.1964 tarihinde yapılmış, 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması 21.10.1987 tarihinde ilan edilmiş, temyize konu dava nedeniyle her iki çalışma da kesinleşmemiştir.
Kadastro sırasında 65 parsel sayılı 4195 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Eylül 1320 tarih 22 numaralı … … Vakfına ait tarla niteliğindeki 1378 m2 yüzölçümlü D: …, B-G:Yol, K: … okuyan tapu kaydı uygulanarak; 71 sayılı parsel ise 2984 m2 yüzölçümüyle 75 yazım numaralı 20 Ar yüzölçümlü D: …, K: … …, B: Yol, G: … … okuyan vergi kaydı uygulanarak davacıların mirasbırakanı … … zilyedliğinde olduğu, ancak orman tahdit haritası içinde kaldığından sözedilerek orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, … …’ın itirazı kadastro komisyonunca reddedilmiştir.Her ne kadar kadastro tespiti sırasında kesinleşen bir orman kadastrosu var olduğu düşüncesiyle tespit yapılmışsa da kadastro öncesinde taşınmazların 01.10.1965 tarihinden beri orman kadastrosuna itiraza konu olması nedeniyle yöredeki orman kadastrosunun çekişmeli taşınmazlar yönünden kesinleşmediği, kadastro tespitinin de itirazlı olması nedeniyle taşınmazların cins ve … hanelerinin açık olduğunun kabulü ile mahkemece buna göre araştırma inceleme yapılması gerekir.
Mahkemece çekişmeli taşınmaz üzerinde davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, taşınmazların tapuda ve vergide kayıtlı orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek davacılar adına tesciline karar verilmişse de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli değildir.
-2- 2008/17067 – 19038
Şöyle ki; raporu hükme esas alınan uzman bilirkişi Volkan Aksoy tarafından taşınmazların 1960 tarihli memleket haritasında açık alanda yeraldığı, eğimlerinin % 5-8 civarında olduğu, üzerlerinde 65 yaşlarında fındık ve ceviz ağaçları bulunduğu, böylece orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır. Hükme esas alınan … bilirkişi … … tarafından hazırlanan 22.11.2005 tarihli kroki ile kadastro müdürlüğünden gönderilen kroki karşılaştırıldığında taşınmazların geometrik şekilleri ve komşu parseller bakımından biribirine benzemediği, dosyadaki belgelerden komşu parsellerin tamamının tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamaktadır. Ancak taşınmazların çevresiyle birlikte, kesinleşmeyen orman kadastro haritasında 2B madde sahasında kaldıkları, … bilirkişi raporunda 71 parselin doğusunda yeralan 234 parsel ile güneybatısında yeralan 70 parselin ve 65 parselin doğusunda yeralan 66 parselin 2B madde sahası olarak Hazine adına kesinleştiği, komşu 62 ve 64 parsellerin tesbitlerinin halen davalı göründüğü anlaşılmaktadır. … bilirkişi raporunda gösterilen Kadastro Müdürlüğünden gönderilen krokide yeralmayan 71 parselin … komşusu 139 parsel de yine davalı görünmektedir.
3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı ya da tesbit tutanağının düzenlendiği güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazların, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
O halde; dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile dava tarihinden 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile üç yüksek orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları, orijinal renkli
-3- 2008/17067 – 19038
memleket haritaları ve tahdit haritası üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan yerlerden veya 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi,
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
3) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasa 17. md. ikinci paragraf, 2981 Sayılı Yasa Geçici Madde – 2 Son paragraf),
4) Dava tarihinden 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) Kadastro (Tapulama) mahkemesince orman sayılan yer olması nedeniyle hükmen tescil harici bırakılan yerlerden olduğunun (Bu tür yerler, Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ve 2. fıkrası gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması zorunludur.) anlaşılması (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararları), hallerinde, özel ve tüzel kişiler adlarına özel mülk niteliğiyle tapuya tescil edilemeyeceğinden başka bir araştırmaya gerek olmadan kişilerin davasının reddine, karar verilmelidir.
Taşınmazların öncesinin orman olduğunun belirlenmesi halinde , kesinleşmeyen orman sınırlamasında 71 parselin tamamen , 65 parselin ise kısmen 2B alanında bırakıldığı gözönünde bulundurularak 31.12 1981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirip yitirmediği, kendi haline bırakıldığında tekrar orman yetişip yetişmeyeceği, orman veya … alanı olarak muhafazasının ekonomik olup olmayacağı da bilirkişilere açıklattırılmalıdır.
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli, somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca, çekişmeli taşınmazları geniş çevresiyle gösteren kadastro pafta fotokopi örneği Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli,
-4- 2008/17067 – 19038
komşu parsellerde mahkeme kararı ya da başka nedenle ifrazlar olup olmadığı belirlenmeli, komşu parsellerden tespitleri kesinleşmemiş görünenlerin halen davalı olup olmadıkları araştırılmalı, kesinleşmişse tüm komşuların kadastro sonucu oluşmuş tapu kayıtları dosyada yeralmalı,sınırda 2B madde uygulaması sonucu hazine adına tespit edilip hükmen kesinleşen taşınmazların hüküm dosyaları getirtilmeli ve çekişmeli taşınmazların öncesi orman olmasa bile sınırdaki bu taşınmazların öncesinin orman olduğu gözönünde bulundurularak tesbite esas alınan kayıtların miktarıyla geçerli olacağı düşünülmeli, 3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülmeli, taşınmazın halihazır durumunu gösteren renkli fotoğrafları dosya içine konulmalı böylece 3402 Sayılı Yasanın 30/2. maddesine göre toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 30.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi.