Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17087 E. 2009/2740 K. 19.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17087
KARAR NO : 2009/2740
KARAR TARİHİ : 19.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine ve tahdide itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davacılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … ve arkadaşları, ayrı ayrı açtıkları davalarda, dava dilekçelerinde sınırlarını belirttikleri taşınmazlara zilyet olduklarını, ancak yörede 5304 Sayılı Yasa gereğince yapılan orman kadastro çalışmasında 101 ada 1 nolu orman parseli içinde bırakıldığını belirterek bu bölümlerin adlarına tescilini istemişlerdir. Orman kadastro çalışması sonucunda Yakadere Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 1502 Hektar 9309.54 m2 yüzölçümünde orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, gerçek kişilerin komisyona yaptıkları itirazlar kısmen kabul edilerek komisyonca 101 ada 1 sayılı parselden bir kısım yer iptal edilerek 101 ada 8 parsel sayısı verilmiş ve yüzölçümü belirtilmeden davalı olduğundan söz edilerek kadastro mahkemesine gönderilmiş, kalan 1495 Hektar 5236.90 m2 yüzölçümlü bölüm 101 ada 1 sayılı parsel olarak bırakılmıştır. Davacı … ve arkadaşları Hazine ve Orman Yönetimine husumet yönelterek dava açmış, … davaya katılmıştır. Mahkemece, 101 ada 1 parsele yönelik davanın reddine ve dava konusu parselin komisyon kararındaki gibi tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 8 parsele yönelik usulüne uygun olarak açılan bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına, tespit tutanağının kesinleştirme işlemi yapmak üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Toplanan deliller, uzman bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından davacı gerçek kişilerin talep ettikleri ve 101 ada1 nolu geniş orman parseli içinde kalan taşınmazların üzerlerinde meyva ağaçları ile birlikte orman çalıları ile ağaçlarının, dağınık halde … ağaçlarının bulunduğu, toprağın kimi yerde 8-10 yıldan beri kimi yerde ise 30-40 yıldan beri işlenmediği, eski tarihli memleket haritasında açık alanda gözükmelerine rağmen tüm yönlerden ormanlık alan ile çevrili oldukları, orman bütünlüğü içinde ormanın devamı niteliğini taşıdıkları anlaşılmakla mahkemece 101 ada 1 sayılı parsel hakkındaki davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak mahkemece dava konusu olmadığı belirtilen 101 ada 8 parselle ilgili olarak kurulan hükme gelince;
22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasa ile 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi değiştirilmiş ve “çalışma alanında orman bulunması ve 6831 Sayılı Orman Kanununa göre orman kadastrosuna başlanılmamış olması halinde, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırlarının tayini ve tesbiti kadastro ekibi tarafından yapılır.
3402 Sayılı Yasanın değişik 4/3. maddesi gereğince kurulan komisyonlara 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesini uygulama görevi verilmemiştir. Bu komisyonlar o çalışma alanında nitelik kaybetme araştırmasına girmeden öncesi ve halen orman olan taşınmazların orman niteliğiyle tesbit tutanaklarını düzenlemekle görevlidir. Bu komisyonlarınca orman niteliğiyle tesbit tutanağı düzenlenerek otuz günlük kısmi ilana çıkartılan taşınmazlar hakkında hak sahipleri, bu yerlerin orman niteliğini yitirdiği konusunda değil, sadece eskiden beri orman niteliğinde olmadığı konusunda kadastro mahkemesinde, Orman Genel Müdürlüğü ile Hazineye husumet yönelterek dava açacaklardır.
3402 Sayılı Yasanın 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasa ile değiştirilmesinden sonra çıkartılan ve 26.09.2005 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Taşınmaz Malların Sınırlandırma, Tesbit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin 17/b-2. maddesinin 9. fıkrasında “Askı ilan süresi içinde ormanın sınırlandırma ve tesbitine dava açılması durumunda, ormanın davaya konu edilen sınırları kesinleşmeyeceğinden, bu sınırlara bitişik gerçek veya tüzel kişilere ait taşınmazların tesbiti sırasında dava devam ediyorsa, ormanla müşterek sınırları davalı bırakılır ve tutanakları düzenlendikten sonra açıklayıcı bir yazı ile Kadastro Mahkemesine intikal ettirilir.”
Davalı Taşınmaz Mal Tutanaklarının Kadastro Mahkemesine Devri Hakkındaki Yönetmeliğin 7/a maddesinde; “Kadastro tutanağı henüz düzenlenmeden dava açılmışsa; çalışma alanında bulunan taşınmaz mallarla ilgili olarak … açılan davaların mahkemelerce kadastro müdürlüğüne bildirilmesi üzerine, Kadastro Müdürünce bu listeleri derhal kadastro teknisyenlerine verilir. Dava listelerinde belirtilen taşınmaz malların kadastro tutanağı henüz düzenlenmemiş ise, davanın mahiyetine göre, teknisyenlerce bu yönetmeliğin 5. maddesi uyarınca sınırlandırma ve tesbit yapıldıktan sonra 6. maddesine göre işlem yapılır.”
Aynı Yönetmeliğin 5/a maddesinde; “Dava mülkiyete yönelik ise, taşınmaz mal teknisyenlerince ölçülüp tarafların iddiaları, varsa belgeleri muhtar ve bilirkişi beyanlarına göre değerlendirildikten sonra, sonuçları ve varacakları kanaatları tutanağın edinme sebebi sütununda etraflıca açıklanmak ve dosya numarası belirtilmek suretiyle maliki tayin edilmeden kadastro tutanağı düzenlenir.”
6. maddesinde; “Teknisyenlerce Kadastro Müdürlüğüne teslim edilen davalı taşınmazlara ait kadastro tutanakları ile eklerinin Kadastro Müdürünce derhal fotokopisi veya örnekleri çıkartılarak, asılları 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 5. maddesinin son fıkrası uyarınca en geç 7 gün içinde Kadastro Mahkemesine gönderilir.”,
3402 Sayılı Yasanın 11. Maddesinde “kadastro müdürü, kadastro tutanaklarına göre yapılan tesbitlere dayanarak askı cetvelleri düzenler, bu cetvelleri ve pafta örneklerini müdüriyette ve ayrıca muhtarın çalışma yerinde 30 gün süre ile ilan ettirir, itirazı olanların ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabileceklerini belirtir…….” denilmektedir.
Somut olayda; davacı … 101 ada 1 nolu orman parseli ortasında orman dışı poligon olarak belirlenen 101 ada 8 parselin bitişiğinde olup, 101 ada 1 sayılı orman parselinin çapı sınırları içindeki (A ve B) işaretli taşınmazların orman kadastro sınırları içinde bırakılması nedeni ile bu taşınmazların orman sınırları dışına çıkarılması talebi ile dava açmış, kadastro müdürlüğü orman dışı iç poligon olarak bırakılan 101 ada 8 parselin 101 ada 1 sayılı parselin (A) ve (B) işaretli bölümleri için açılan temyize konu dava dosyasında davalı olduğunu kadastro tespit tutanağında açıklayarak … hanesini doldurmuş, ancak yüzölçümünü açık bırakarak kadastro tespit tutanağını kadastro mahkemesine göndermiştir. Mahkemece davalı olmadığından bu taşınmazla ilgili olarak kadastro tespit tutanak aslının kesinleştirilmek üzere kadastro müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş ise de, bu parselin askı ilanı yapılmamış ve yüzölçümü hesaplanmamıştır. Bu nedenle; 101 ada 8 sayılı parselin kadastro işlemi yasa ve yönetmeliğe uygun yapılmamıştır. Mahkemece “101 ada 8 parsele ilişkin kadastro tespit tutanak aslının yüzölçümü doldurularak kadastro işlemlerinin tamamlanması ve 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince askı ilanının yapılması için kadastro müdürlüğüne gönderilmesine” şeklinde hüküm kurulması gerekirken “kesinleştirme işlemi yapılmak üzere” denilmesi doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 1. fıkrasındaki “Dava konusu edilen Çankırı İli, Yapraklı İlçesi, …. Köyü 101 ada 8 parsel sayılı taşınmazla ilgili usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına” cümlesinden sonra gelen “ve tespit tutanağının gerekli kesinlmeştirme işlemlerini ikmal etmek üzere Çankırı Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi” cümlesinin hükümden çıkarılarak bunun yerine “101 ada 8 parselin yüzölçümünün hesaplanması kadastro işlemlerinin olağan usule göre tamamlanması ve 3402 Sayılı Yasanın 11. maddesi gereğince askı ilanlarının yapılması için 101 ada 8 sayılı parselin kadastro tespit tutanağının aslı ve eklerinin kadastro müdürlüğüne gönderilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi gereğince bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 19/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.