Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17090 E. 2008/18518 K. 25.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17090
KARAR NO : 2008/18518
KARAR TARİHİ : 25.12.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü … mevki 134 ada 10 parsel sayılı 29.69 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, arsa niteliğiyle 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.12.2001 gün ve 2001/423-786 sayılı karar kapsamında kaldığından söz edilerek Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı … taşınmazın orman ve Hazine ile ilgisi olmadığını, bu yerin kendisine eşi …’den kaldığını, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, tesbitini iptalini ve adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve davacı … adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4/3. maddesine göre yapılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31.01.2001 gün ve 2000/8-1836-2001/13; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.02.2004gün ve 2003/8340-894; Aynı Dairenin 09.03.2004 2003/9190-1666; Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2002 gün ve 2002/269-976 Sayılı Kararlarında da değinildiği gibi, …, genel bir tanımıyla “bir veya birkaç köy, kasaba halkının yaz aylarında hayvanlarını otlatmak ve serinlemek için tahsisen veya kadimen yararlandığı arazi parçaları” olarak ifade edilmektedir. Yaylak; mer’a ve kışlaklar gibi köy ve belde halkının ortak yararlanmasına terk ve tahsis edilen mülkiyeti Hazineye ait yerlerdendir, Medeni Yasanın 641 ve 3402 Sayılı Yasanın 16/B madde hükümleri uyarınca kamu malı niteliğinde ve sınırlandırmaya tabi olup kazandırıcı zamanaşımı ve zilyedlik yolu ile edinilmesi mümkün olmayacağı gibi M.K.nun 912. maddesi hükmüne göre özel mülkiyet şeklinde tapuya tesciline karar verilemez. Bu tür yerlerden doğal olarak yararlanabilmenin gereği, yaylalar üzerinde geçici nitelikte basit bina ve hayvan ağılı bulunabilir, ancak yerleşim amacına yönelik kalıcı inşaat ya da … yapılmış olması sonucu zilyetlik süresi ne olursa olsun yaylalarda özel mülk olarak … kazanılamaz.
4342 Sayılı Mera Yasasının 4/1. Maddesi gereğince “ Mera, yaylak ve kışlakların kullanma … bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.” her ne kadar yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın …, Olukbaşı ve Ürün Yaylasında bulunduğunu bildirmişler, eski tarihli haritalarda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer …, Olukbaşı ve Ürün Yaylası olarak adlandırılmış, H.Y.U.Y.’nun 238/2.maddesinin “Maruf ve Meşhur olan hususlar münazaalı sayılmaz.” hükmü gereğince dava konusu taşınmazın bulunduğu …, Oluk başı ve Ürün Yaylası gibi aynı bölgede bulunan yaylalar, sadece bölge halkı tarafından bilinmeyip, herkesin bildiği ve tanıdığı, yurt genelinde maruf yerlerdense de Hazinenin davası yoktur.

-2-
2008/17090-18518

Diğer taraftan; kesinleşmiş Asliye 2. Hukuk Mahkemesi Kararı, kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile eski tarihli harita ve fotoğrafların uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporunda, çekişmeli parselin öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olmadığı, üzerinde bir su tulumbası ile 6 adet kiraz ağacı bulunduğu, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, bu taşınmaz ile ilgili … … tarafından … aleyhine açılan ve Orman Yönetiminin katıldığı davada, … …’in davasının reddine, taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden Orman Yönetiminin davasının kabulüne ve davalı …’in el atmasının önlenmesine ilişkin, …’i bağlayan … Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 25.12.2001 gün ve 2001/423-786 sayılı, temyiz edilmeyerek 24.05.2002 tarihinde kesinleşen kararının, kesin hükmün konusu çekişmeli parselin eşi …’den kendisine kaldığını iddia eden Davacı Adile Bilir’i de bağlayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı olduğu biçimde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 25/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.