Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17095 E. 2009/1331 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17095
KARAR NO : 2009/1331
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 130 ada 21 ve 23 parsel sayılı sırasıyla 19303 m2,19163 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, belgesizden çamlık ve çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar taşınmazların dedelerinden kalan … arazisi olduğu iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin tarla niteliği ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1968 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1978 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre, mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlar 2007 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında kimsenin kullanımında olmayan devletin hüküm ve tasarrufu altında yer olduğu belirtilerek çamlık ve çalılık niteliği ile Hazine adına tespit edilmiş, davacılar zilyetliğe dayalı olarak taşınmazın adlarına tescilini talep etmişlerdir.
Keşifte dinlenen yerel bilirkişi beyanında taşınmazın davacılara dedelerinden kaldığı, 20 yıl önce dedelerinin bu yeri ara sıra buğday, arpa ektiği, 15 yıldır hiç ekilmediği, köylünün hayvanlarının otladığını belirtmiş, tanıklar ise bu yerin 15-20 yıldır ekilmediğini, hayvan otlatmak suretiyle kullanıldığını, davacılara dedelerinden kaldığını beyan etmişler, ziraat mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazların % 25 eğimli, son 10 yıldır hiç ekilmeyen, hayvan otlatmak suretiyle kullanılan, sınırlarında meşe palamudu çalıları olan hali arazi görünümünde olduğunu açıklamıştır. Dosyaya sunulan … bilirkişi raporunda her ne kadar taşınmazın kesinleşen orman sınır dışında kaldığı açıklanmış ise de taşınmazların güney-doğu sınırının 101 ada 1 parsel sayılı devlet ormanı olduğu, komşu 18 parselin ise hali arazi niteliğinde Hazine adına tespit edilip kesinleştiği anlaşılmıştır.
Tespit edilen bu duruma göre her ne kadar uzman orman bilirkişiden rapor alınmamışsa da bu husus bozma nedeni esas alındığında ve çekişmeli taşınmazların çamlık ve çalılık niteliği ile tespit edilen, 15-20 yıldır … arazisi olarak kullanılmayan yüksek eğimli yer olduğu, 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı zilyetlik süre ve koşullarının oluşmadığının anlaşılması karşısında zilyetliğe dayalı olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.