Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17106 E. 2009/1330 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17106
KARAR NO : 2009/1330
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 13.03.2006 günü ve 2006/893-3183 sayılı bozma kararında özetle: “orman kadastro tutanaklarının getirtilerek kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilmesi, tahdit kesinleşmemişse davanın aynı zamanda orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraza da dönüşeceğinden, Orman Yönetiminin de davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanması, üç orman mühendisi bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp, memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının uygulanması, tahdit kesinleşmişse taşınmaz 2/B madde kapsamında kaldığından davanın reddedilmesi, kabule göre de reddedilen bölüm yönünden sicil oluşturulmamasının yerinde olmadığı ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 124 ada 2 parsel sayılı 7721 m2 yüzölçümündeki taşınmazın Hazine adına yapılan tespitinin iptali ile davacılar … Borazan ve arkadaşları adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 2002 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan araştırma ve inceleme sonucu mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki; Çekişmeli taşınmazın, kadastro tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan bölümde kaldığı, Dairenin bozma kararında da kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunması ve taşınmazın 2/B madde alanında kalması halinde davanın reddine karar verilmesi gereğine değinilmesine rağmen, mahkemece bu hususun yanlış değerlendirildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle; uyulan bozma kararı doğrultusunda kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi kapsamında kaldığı belirlenen taşınmaza yönelik gerçek kişilerin açtıkları davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Kabule göre de; önceki kararda 2736 m2 bölüme yönelik davanın kabul edildiği ve bu kararın davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle aleyhlerine usulü kazanılmış hak oluştuğunun da görardı edilmiş olması yerinde değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.