Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17137 E. 2009/1770 K. 09.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17137
KARAR NO : 2009/1770
KARAR TARİHİ : 09.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. Köyü 168 ada 2 parsel sayılı 7602,33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle belgesizden davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, çekişmeli parselin tesbit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1947 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede orman kadastrosu 1947 yılında herhangi bir köy ya da belde sınırı esas alınmadan seri bazında yapıldığı ve köyün tamamını kapsamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; kadastrosu yapılan seri dışında kalan Devlet Ormanlarının orman kadastrosu yapılmamış sayılır.
Somut olayda; yörede seri usulde yapılan ve Devlet Ormanı olarak sınırlandırılan yerlerin dışında kalan taşınmazlar yönünden, kadastro komisyonlarınca incelemesi yapılmadığı ve taşınmazın niteliği belirlenmediği, başka anlatımla, o orman serisi dışında kalan yerlerde bir orman sınırlandırılmasının varlığından söz edilemeyeceğinden, bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadıkları ve hukuki durumlarının eski tarihli memleket haritası, … fotoğraflarının uygulanması, üzerindeki bitki örtüsü, … yapısı, eğimi ve çevresinin incelenmesi sonucu belirlenmesi gereklidir.
Bu nedenle, mahkemece yaptırılan keşifte görev alan orman bilirkişinin hükme dayanak alınan raporunda, taşınmazların 1959 tarihli memleket haritasında orman alanında kalan bölümünün … bilirkişi raporunda da hesaplandığı ve 2 parselin (A) harfi ile gösterilen 4778,74 m2’lik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından, bu bölümün orman niteliği ile tescile karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle davanın tümden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 09/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.