YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1741
KARAR NO : 2008/6077
KARAR TARİHİ : 17.04.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Kasabası … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, … bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 2549,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline, (B) ile gösterilen 80,32 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 24.11.1989 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; davacı gerçek kişi 1956 yılında yörede yapılan arazi kadastro çalışmasında çalılık olarak tescil harici bırakılan taşınmazın zilyetliğinde bulunduğu iddiası ile tescil davası açmıştır. Mahkemece çekişmeli (B) harfli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalması nedeni ile bu bölüme yönelik davanın reddi yolunda hüküm kurulmuş, (A) harfli bölümle ilgili olarak ise davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetlik koşullarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuş, davalılar Orman Yönetimi ve Hazine (A) harfli bölüme ilişkin olarak hükmü temyiz etmektedirler.
İncelenen dosya kapsamına göre, çekişmeli (A) ve (B) harfli 2549.32 m2 ve 80.32 m2 yüzölçümündeki taşınmazların, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere ve yörede kesinleşen orman kadastro çalışmalarına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli taşınmaza komşu olan 510, 511, 512 parsel sayılı (yenileme ile 127 ada 127 ada 5, 6, 7 parseller) taşınmazların davacı gerçek kişi ile müşterekleri adlarına 1940 tarih sayfa 21, cilt 28 ve 17 nolu (Kuzeyi: taşlık …, Doğusu: liman bacağı, Güneyi: … kumluğu, Batısı: arazi haliyedeki harabeler yazılı) tapu kaydı ile tesbit edilerek tapu kayıtlarının oluştuğu, sözkonusu tapu kaydının tevziien oluşturulan tapu kaydı olup çekişmeli taşınmaz yönünün “arazi haliyedeki harabeler” olarak gösterdiği, bu hali ile çekişmeli (A) harfli taşınmazın zilyetlik ile kazanılacak yerlerden olmadığı saptandığı gibi ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığının 03.10.2006 gün 2390 sayılı yazısı ile … İl Koruma Kurulunun 12.04.2004 tarih 6258 sayılı kararı ile 1. derecede arkeolojik sit alanı içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Kamu düzeni ile ilgili olması nedeniyle 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının ve bu yasayı değiştiren hükümlerin henüz kesinleşmemiş olan davalara uygulanması gerektiği, 2863 Sayılı Yasanın değişiklikten önceki hükmüne göre “korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları ile bunların koruma alanlarının” zilyetlikle iktisap edilmesi yasaklanmıştır. 14.07.2004 gün ve 5226 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesindeki “koruma alanları” sözcüğünden sonra gelmek üzere “sit alanları” sözcükleri ilave edilerek, tüm sit alanlarının olağanüstü zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılması önlenmiş ise de, 22.05.2007 tarihinde kabul edilen ve 30.05.2007 yayınlanarak yürürlüğe giren 5663 Sayılı Yasayla değişik 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasasının 11. maddesinin 2. cümlesi “Ancak Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurullarınca 1. grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlardaki taşınmazlar zilyetlik yoluyla iktisap edilemez.” şeklinde yeniden değiştirilmiş ve böylece bu madde kapsamı dışında kalan taşınmazların zamanaşımı yoluyla kazanılabileceği kabul edilmiştir. Somut olayda dava konusu (A) harfli taşınmazın, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.04.2004 tarih 6258 sayılı sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenen alan içinde kaldığını bildirilmiştir. Bu durumda, 5663 Sayılı Yasa ile değişik 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesi hükmüne göre birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığı anlaşılan taşınmazın zamanaşımı yoluyla kazanılmasına yasal olanak bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın özel mülk olarak davacı adına tesciline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 17/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.