Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1743 E. 2008/5125 K. 02.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1743
KARAR NO : 2008/5125
KARAR TARİHİ : 02.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-DAVALI : SADIK İSTET YILMAZBAYHAN
DAVALI-DAVACI : HAZİNE- ORMAN YÖNETİMİ- ORMAN BAKANLIĞI

Taraflar arasındaki şerhin silinmesi ve tapu iptali tescil istemine davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı gerçek kişi vekili, … Köyü 1653 ve 1654 sayılı parsellerin ormanla ilgisi bulunmadığı, makiye ayrılan yerlerden olduğu halde tapu kaydına orman şerhi konulduğunu bildirerek şerhin silinmesini istemiş, birleşen davada ise davacı … Yönetimi 1653 sayılı parselin orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla tapu kaydının iptalini istemiştir. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının kabulüne, 1653 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, şerhin silinmesi ve tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Yörede 1944 yılında kesinleşen orman kadastrosu, 1951 yılında 5653 sayılı yasaya göre yapılan makiye ayırma işlemi, 04.07.1988 tarihinde yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazların 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama tutanak ve haritası içinde kaldıkları Mayıs 1946 tarih 22 numarada orman niteliğiyle hazine adına tescil edildiği,1956 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında orman kadastrosu sonucu oluşan bu tapu kaydının 1100 numaralı orman parseline revizyon gösterilerek tespit tutanağı düzenlendiği ve bu parsel hakkında gerçek kişilerin Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinde açtıkları 1957/633 esas numaralı dava sonucu makiye ayırma işlemine değer verilmeyerek, dava konusu parselin de içinde bulunduğu 1100 parselin orman niteliği ile hazine adına tesciline dair verilen kararın kesinleştiği , 1957 yılında hükmen orman olarak tescil edilen 1100 numaralı orman parselinin bazı bölümlerinin Toprak Tevzi Komisyonu tarafından 1967 yılında toprak tevzi yoluyla dağıtıldığı ve 14.09.1968 tarihinde gerçek kişi adına toprak tevzi tapu kaydının oluştuğu,1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılmış ise de yasa ve yönetmeliklere aykırı olarak … ve … isimli iki kişiden oluşan komisyonun 17.09.1951 ve 20.09. 1951 tarihleri arasında herhangi bir ölçüm ve açı değerine bağlı kalmadan Gebze merkezi de dahil bir çok köyün yerleşim yerini, tapulu-tapusuz arazilerini,meraları, dağları, yolları, tahdidi yapılmış ve yapılmamış ormanları 1/25.000 ölçeki memleket haritasında kabataslak çizerek yaptıkları makiye ayırma işleminin hiçbir hukuki sonuç doğurmayacağı makiye ayırma işleminin orman kadastro sınırları (orman rejimi) dışına çıkarma işlemi olmadığından, taşınmazın halen kesinleşen orman sınırları içinde kalma ve bu nedenle hukuken orman sayılan yer olma olgusunun devam ettiği, 1988 yılında yapılan aplikasyon sırasında çekişmeli taşınmazlardan 1654 parselin 2/B madde sahasında bırakıldığı, 1653 parselin ise orman sınırı içinde kalmaya devam ettiği, 1988 yılında yapılan işleme karşı herhangi bir dava açılmadığı, kesinleşen orman sınırları içinde kalan eski tapu kayıtları yasal değerini yitireceğinden, böyle bir yer makiye ayrılmış olsa bile o yere ait eski tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği, kamu malı niteliğindeki ormanların özel şahıslar adına tescil edilmesinin yolsuz tescil niteliğinde olduğu ve malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı (H.G.K.nun 19.02.2003 gün 2003/20-102-90 sayılı kararı) böyle tapuların hazine tarafından süreye bağlı olmaksızın açılacak davalarla her zaman iptal ettirilebileceği (H.G.K. 21.02.1990 gün 1989/1-700-101 ve18.10.1989 gün 1-419/528 sayılı kararı) ve böyle yerler için özel tapulu taşınmazlar hakkında oluşturulan 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının uygulama yerinin olmadığı,bu nedenle şerhin silinmesi istemli davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının gerçek kişilere yükletilmesine 02/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.