YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17479
KARAR NO : 2009/2794
KARAR TARİHİ : 19.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … Köyü 732 parsel sayılı 2860 m2 yüzölçümlü taşınmazın, kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla davalılar adına kayıtlı tapunun iptalini ve Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile Harita Mühendisi … … Sekmen tarafından düzenlenen 05.06.2008 tarihli krokide (A1) işaretli 625,60 m2 ve (A2) işaretli 545,40 m2 toplam 1170 m2 bölümlere ilişkin tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden sonra 11.02.2007 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1969 yılında yapılıp, 17.04.1970 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritası ve eski belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada (A1) ve (A2) bölümlerinin kesinleşen tahdit içinde kalan ve eski belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu, (B) bölümünün kesinleşen tahdidin dışında ve orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı …’ın bu yöne ilişkin tüm temyiz itirazlarının; davacı … Yönetiminin ise, diğer yönlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine; Ancak, Orman Yönetiminin yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin itirazına gelince;
Dava kısmen kabul edildiği halde, davanın açılmasına davalı tarafın haksız davranışı ile sebebiyet vermediği gerekçesiyle dava harcı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıdan alınmamasına karar verilmiş ise de, bu değerlendirme doğru görülmemiştir. Şöyle ki; davalının harç, yargılama gideri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması için HUMK.nun 94. madde hükmüne göre davanın açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk celsede davayı kabul etmiş olması gerekir.
Somut olayda; davalıların haksız davranışları ile davanın açılmasına sebebiyet vermediği kabul edilse dahi, bir kısım davalıların duruşmalara katılmadıkları, duruşmaya gelen davalıların ise davayı kabul etmedikleri, davanın reddini istemiş olmasına göre, dava harcının tamanının mahkeme masraflarının kabul-ret oranına göre kısmen davalılara yükletilmesi gerektiği, yanında vekille temsil edilen Orman Yönetimi yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekillik ücretinin de takdiri gerekir. Davalının, yazılı olduğu şekilde harç, yargılama giderleri ve
-2-
2008/17479-2009/2794
vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru değil ise de bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hüküm fıkrasında yer alan 5., 6. ve 7. fıkraların hükümden çıkartılarak bunun yerine, “ 130.00.-YTL. dava harcı ile davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinden kabul ve ret oranına göre 190.00.- TL nın davalılardan alınarak davacı … Yönetimine verilmesine” ve “davacı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden 500.00.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı … Yönetimine verilmesine” cümlelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 19.02.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.