Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17485 E. 2009/1865 K. 10.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17485
KARAR NO : 2009/1865
KARAR TARİHİ : 10.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 15.09.2004 tarih 2004/3165-8447 sayılı bozma kararında özetle: “Halıdere Beldesi ve … Köyüne ait mülki sınırları gösterir haritalar, arazi kadastrosuna ait tutanak ve haritalar ile orman kadastro tutanak ve haritaları getirtilerek üç uzman orman bilirkişi marifetiyle keşif yapılıp, taşınmazın Halıdere mülki sınırları içinde kalması halinde Yönetimin davasının kabul edilmesi, yine taşınmazın … Köyü mülki sınırları içinde iken yanlışlıkla Halıdere Beldesi sınırları içinde olduğu düşünülerek Halıdere Beldesinde yapılan orman kadastrosu … Köyünde de ilan edilmişse yine orman kadatrosu kesinleşmiş olacağından bu halde de davanın kabul edilmesi, aksi taktirde … Köyünde yapılıp 29.03.1991 tarihinde ilan edilen orman kadastrosunda taşınmaz tahdit dışında bırakılmış olduğundan Yönetimin davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra … Köyü 199parsele ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1991 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve Hazine tarafından taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile her zaman dava açma olanağı bulunduğuna göre, yazılı olduğu gibi hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.