YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17563
KARAR NO : 2009/1692
KARAR TARİHİ : 09.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/10/2007 gün ve 2007/10631-12660 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Yörede 1974 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda 303, 304 ve 322 sayılı parsellerin öncesi bir bütün olup uygulanan tapu ve vergi kayıtları kapsamında kalıp paylaşıldığı belirtilerek davalılar adlarına tesbit ve tescil edilmiştir. 2004 yılında yapılan orman kadastrosunda Devetepesi Devlet Ormanı olarak sınırlandırılmıştır. Davacı, taşınmazın öncesinin orman olmadığı iddiası ile iptalini istemiştir. Mahkemece, 17.08.2005 tarihli keşifte dinlenen Uzman orman Yüksek Mühendisi … Tatar düzenlediği raporunda, çekişmeli taşınmazın eğiminin % 20-40 civarında olduğunu ve orman ve … muhafaza karakteri taşıdığını, 1957 bütünlemeli 1960 baskılı memleket haritasında kısmen açık kısmen kapalı gözüktüğünü ve kapalı kısmın çalılık olarak gösterildiğini, 1970 tarihli … fotoğraflarında da çalılık olarak gözüktüğünü, 1950 yılında üzerindeki bağ’ın söküldüğünü, zeminin iş makinası ile sürülerek tesviye edildiğini ve üzerinde hali hazır durumda dağınık ve yer yer küme halinde 20-30 yaşlarında kızılçam cinsi orman ağaçlarının bulunduğunu, nevar ki; taşınmazın T.Evvel 1324 tarihli tapuya dayalı olarak tesbitinin yapılması ve halen tarla olması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/F maddesi uyarınca orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ve memleket haritasındaki yeri komşu parseller ile birlikte gösterilmemiştir. Ziraat Yüksek Mühendisi … … da raporunda taşınmazın eğiminin % 20 – 40 civarında olduğunu, üzerinde yer yer küme ve dağınık halde, 20-30 yaşlarında kızılçam cinsi orman ağaçları bulunan … … yapılan orman sayılmayan kültür arazisi olduğunu bildirmiştir. Yönetimin itirazı üzerine 26.01.2007 tarihinde yapılan ikinci keşifte dinlenen uzman orman bilirkişiler kurulu raporlarında, çekişmeli taşınmazın eğiminin doğu ve batıda farklı olmak üzere % 10 ve 40 olduğu, 1957 bütünlemeli 1960 baskılı memleket haritasında kısmen açık kısmen çalılık alanda kaldığını, 1970 tarihli … fotoğraflarında çalılık olarak görüldüğünü, üzerinde 20-40 yaşlarında yer yer küme ve dağınık halinde 60 adet kızılçam ağacı bulunduğunu, bu ağaçların tohumlama suretiyle meydana geldiğini, T.Evvel 1324 tarihli tapu kaydı bulunması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/F maddesi uyarınca orman sayılmayan yerlerden olduğunu, ziraat mühendisi de taşınmazın eylemli durumunu doğrulamış, üzerinde yer yer 30 – 40 yaşlarında … ağaçları bulunan kültür arazisi olduğunu bildirmişlerdir.
Çekişmeli parsel üç yönden ormanla çevrilidir. Yapılan iki keşifte de taşınmazın % 10-40 arasında değişen eğimde ve memleket haritasında çalılık olarak nitelendirildiği ve eylemli olarak üzerinde 20-40 yaşlarında kızılçam cinsi orman ağaçlarının bulunduğu belirlenmiştir. Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20-1663-1664 sayılı kararında açıklandığı gibi hukuken ve bilimsel olarak eğimi % 12’nin üzerinde olan funda ve makilerle örtülü yerler orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendi kapsamı dışında orman sayılacağından, öncesi orman olan yerler için oluşturulan tapu kayıtlarının hukuki değerinin bulunmadığından bu tür yerlerde 6831 Sayılı Yasanın 1/F maddesinin uygulama olanağı da bulunmamaktadır. Çekişmeli 304 sayılı parselin tesbitine esas alınan ve dava dışı 303 ve 322 sayılı parsellere de uygulandığı anlaşılan T.Evvel 324 tarih 25 nolu tapu ve vergi kayıtları getirtilip uygulanmak suretiyle kayıtların kapsamı da belirlenmemiştir. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir. O halde;
Mahkemece, öncesi bütün olan parsellere revizyon gören tapu ve vergi kayıtları ile 303 ve 322 sayılı parsellerin tapu kayıtları ile çekişmeli parselin içinde bulunduğu M33-C-17-d-B nolu pafta fotokopisi ve orjinal renkli orman kadastro haritası, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ve öncesi bütün olan parselleri dıştan çevreleyen komşu parsellere ait tutanak örnekleri ve tespitlerine esas alınan tapu ve vergi kayıtları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; eğim ölçer alet ve memleket haritasındaki yükseklik çizgileri yardımıyla açı hesabı yapılmak suretiyle bilimsel olarak taşınmazın eğiminin ne olduğu ve eğimi farklı olan yerler ayrı ayrı belirlenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine,
yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı ve kapsamı belirlenmeli; çekişmeli parselden ifrazen ayrılan diğer parseller hakkında aynı iddia ile açılmış davalar varsa bu taşınmazların tümü birlikte incelenilerek bilirkişilerden rapor alınmalı, önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeli, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşı kavramında maki ve fundalıklarla örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman olduğu ve 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Kadastro Yönetmeliğinin 23/p ve 26/j maddesi gereğince eğimi % 12’den fazla olan yerlerin orman sayılacağı, kayıt miktar fazlasının orman olduğu, öncesi orman olan yerlere ilişkin tapu kaydının hukuki kıymetini kaybedeceği düşünülmeli; tapu kaydının uymaması halinde çevresi, … yapısı ve bitki örtüsü incelenerek taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince orman ve 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık olup olmadığı saptanmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 28/06/2004 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna ve taşınmazın yüksek eğimde ve eylemli biçimde orman olduğu saptandığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 09/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.