YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17585
KARAR NO : 2009/3210
KARAR TARİHİ : 26.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında Güneysınır İlçesi Habiller Köyü 276 ada 4 parsel sayılı 547,11 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bahçe niteliği ile belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan uzman orman ve … bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın %1-2 meyilli olduğu, üzerinde orman bitki örtüsünün bulunmadığı,1963 tarihli memleket haritasında yapraklı ağaç rumuzlu yeşile … ormanlık alanda kaldığı,1959 tarihli … fotoğrafında ve 1993-2002 tarihli amenajman planında ise açık alanda kaldığı, memleket haritası ile … fotoğrafı arasında çelişki bulunduğu, … fotoğrafının memleket haritasına yer yer yanlış aktarıldığını, değerlendirmede … fotoğrafının esas alındığını belirterek çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak taşınmazın resmi belgelerdeki konumunu işaretlemişlerdir.
Ancak, aynı iddialar ile Orman Yönetiminin 276 ada 1 parsele yönelik olarak açtığı kadastro tespitine itiraz davası, aynı mahkemenin 2006/49 E.-2008/17 K. sayılı ( dairemizin 2008 17586 E. Sayılı ) dosyasında incelenmiş olup söz konusu dosyada ” Dairemizin 06.11.2008 tarih 2008/10655 E.-14716 sayılı iade kararı üzerine dosya içine konulan belgelerden çekişmeli taşınmaza komşu olan 276 ada 2, 3, 5, 6, 277 ada 1 ve 19 parsellere yönelik olarak … tarafından kadastro tespitine itiraz davalarının açıldığı, mahkemenin aynı gerekçeler ile davanın reddi yolunda hüküm kurduğu, ancak mahkeme kararlarının temyizen incelenmesi sonucunda Dairemizin sırasıyla 2008/5142, 2008/5061, 2008/5143, 2007/13647 ve 2008/5064 E. sayılı ilamları ile ‘ çekişmeli taşınmazlar ile komşu parsellerin … yüzölçümlü oldukları, tüm çevrelerinin 264 ada 1 nolu ormanparseli ile çevrili olduğu ve 6831 sayılı yasanın 17/2maddesi gereğince orman içi açıklık konumunda oldukları anlaşılmakla çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olduklarının kabul edilmesi gerektiği ‘ gerekçeleri ile yerel mahkeme kararlarının bozulduğu, bozma ilamı üzerine aynı mahkemenin 2008/121-378, 2008/105-235, 2008/125-3822008/124-381 2008/115-372 sayılı kararları ile Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verildiği ve bu taşınmazların orman olma olgusunun kesinleştiği anlaşılmaktadır.Bu durumda tüm yönlerden orman niteliğindeki taşınmaz ile çevrili olan çekişmeli taşınmaz yönünden de 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık konumunda olduğu düşünülmelidir.’ Gerekçeleri ile hükmün bozulduğu anlaşılmaktadır, dava dosyasında da çekişmeli taşınmazın aynı nedenler ile 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi gereğince orman içi açıklık olduğu değerlendirilmelidir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşaası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet Ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan orman alanlarındaki her türlü emval Orman Genel Müdürlüğünce değerlendirilir (03/07/2004 gün ve 5112 Sayılı Yasa ile değişik hali).
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyedlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları].
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan … kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek Orman Yönetiminin davasının kabulü gerekirken, dava konusu taşınmazın özel mülke dönüşmesini sağlayacak biçimde davanın reddi yolunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenler ile davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 26.02.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.