YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17591
KARAR NO : 2009/3162
KARAR TARİHİ : 24.02.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ TESCİL, EL ATMANIN ÖNLENMESİ VE YIKIM davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 15/07/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24/02/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. DaHa sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … YÖNETİMİ, çekişmeli … Kasabası 271 ada 3 parsel sayılı 1319 m2 yüzölçümü ile kargir ev ve arsa niteliğiyle davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazın orman sınırı içindeki yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde hazine adına tescili, el atmanın önlenmesi ve üzerindeki yapının yıkılması istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece, 2001/835-2002/625 sayılı karar ile davada hukuki tavsif hakime ait olacağı belirtilerek Belediye Meclisinin İmar Yasasının 18. maddesinin uygulanmasına dayalı işlemin iptaline ilişkin davaya bakma görevi idare mahkemesine ait olacağından davanın görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08/03/2005 gün ve 2004/12680-2343 sayılı kararı ile (Orman Yönetiminin, kesinleşen tahdide dayanarak, tahdit içerisinde kalan tapulu taşınmazın tapu kaydının iptalini her zaman isteyebileceği ve bunun idari bir işlemin iptali değil tapu kaydının iptali olgusuna dayalı mülkiyetin aktarılmasına ilişkin olduğundan,davaya bakmakta idari yargının değil, adli yargının ve genel mahkemelerin görevli olduğunun gözardı edilerek yanlış gerekçelerle görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı, bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak iki kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği nedeniyle) bozulmuştur.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra 2005/193-192 sayılı karar ile davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 271 ada 3 parselin (A) harfli 531.31 m2, (C) harfli 4.39 m2, (E) harfli 99.73 m2’lik bölümlerinin tapu kaydının iptaline, (B) ve (D) harfli 245.77 m2 ve 437.80 m2’lik bölümlere yönelik davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. hukuk dairesinin 2007/15061-2008/1826 sayılı kararı ile,(Çekişmeli taşınmazın yörede 1979 yılında yapılan arazi kadastro çalışmasında önce 559 parsel sayılı taşınmaz olarak 2800 m2 yüzölçümünde davalı gerçek kişi adına tesbit edildiği, Orman Yönetiminin açtığı kadastro tespitine itiraz davası ve davalı gerçek kişinin açtığı orman kadastro çalışmasına itiraz davalarının birleştirilmesi ile Kadastro Mahkemesinin 1983/5 – 1993/200 sayılı ilam ile davanın kısmen kabulüne karar verildiği, 890 m2’lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve orman sınırları içine alınmasına, 1910 m2’lik bölümün ise, davalı gerçek kişi adına tapuya tesciline karar verildiği, 890 m2’lik bölümün 1299 parsel altında orman niteliği ile, 1910 m2’lik bölümün ise, 1300 parsel altında davalı gerçek kişi adına tapuya tescil edildikleri, yörede 1997 yılında İmar Yasasının 18. maddesi gereğince çalışma yapıldığı, hükme esas alınan uzman orman bilirkişi raporunda, çekişmeli taşınmazın (C) ve (E) harfli 4.39 m2 ve 99.73 m2’lik bölümlerinin yörede 1988 yılında kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları içinde kaldığı, (A) harfli 531.31 m2’lik bölümün ise, Kadastro Mahkemesinin 1983/5 Esas sayılı dosyası ile orman sayılan yerlerden olarak kabul edildiği, (B) ve (D) harfli 245.77 m2 ve 437.80 m2’lik bölümlerin ise, kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınarları dışında kaldığı, (A), (C) ve (E) harfli bölümlerin orman sayılan yerlerden olduğu, (B) ve (D) harfli bölümlerin ise, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanarak taşınmazın tahdit hattına göre konumunu gösterdiği, uzman fenni bilirkişinin ise düzenlediği raporda (A) harfli bölümün 1299 nolu orman parseli içinde yer aldığı, (B) harfli bölümün tapulama harici iken imar uygulaması ile çekişmeli taşınmaz sınırları içine alındığı, (C) harfli bölümün dava dışı 1272 parsel sayılı taşınmaz içinde iken Kadastro Mahkemesinin 1981/3 – 1993/199 sayılı ilamı ile orman olarak tescil edildiği, (D) harfli bölümün dava dışı 1272 ve 1300 parsel sayılı taşınmazlar içinde olduğu, (E) harfli bölümün ise, çekişmeli taşınmazın içinde yer aldığı, (A) ve (B) harfli bölümlerin üzerinde ev bulunduğu açıklanarak kroki sunulduğu anlaşıldığından, çekişmeli taşınmazın (A) harfli bölümünün davalı gerçek kişinin taraf olarak yer aldığı, Kadastro Mahkemesinin 1983/5-1993/200 sayılı ilamı ile orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edildiği, davalı gerçek kişi yönünden bu bölümle ilgili olarak ortada kesin hüküm bulunduğu, (C) ve (E) harfli bölümlerin ise, kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı ve orman sayılan yerlerden olduğu anlaşıldığından gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümlere yönelik hükmün ONANMASINA, çekişmeli taşınmazın (B) ve (D) harfli bölümlerinin yörede kesinleşen orman kadastro çalışmasında orman sınırları dışında bırakıldığı anlaşıldığından orman yönetiminin bu bölümlere yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu bölümler hakkındaki hükmün ONANMASINA, ancak, bu dava Orman Yönetimi tarafından çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptali, tescil elatmanın önlenmesi ve kal talebine ilişkin olup, fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 14.06.2006 tarihli krokide (A) harfli bölümün üzerinde ev bulunduğu açıklanarak gösterilmiş ise de, davacının elatmanın önlenmesine ve kal talebine ilişkin olarak mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinin olmadığı) nedeniyle bozulmuştur
Mahkemece bozmaya uyularak, davaya konu, taşınmazın tapu kaydının iptali ile 25/04/2006 tarihli raporda (A) ile gösterilen taşınmaz üzerindeki evin KAL’ine A, C ve E ile gösterilen taşınmazlara davalının elatmasının önlenmesine, A, C, D, E ve D ile gösterilen taşınmazlar hakkında daha önce mahkemece verilen karar onanarak kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu iptali, tescil ve el atmanın önlenmesi ile yıkım (kal) istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 27.12.1988 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.