Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17635 E. 2009/3135 K. 24.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17635
KARAR NO : 2009/3135
KARAR TARİHİ : 24.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 101 ada 39 parsel sayılı 4570 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetilği nedeniyle davalı adına tespit edilmiş, davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, (A)=3997 m2 bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B)=573 m2 bölümünün ham … niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1939 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra 23.06.1994 tarihinde ilan edilip, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasaya göre yapılıp 22.03.2007 tarihinde ilan edilip kesinleşen fenni hataları düzeltme çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosunun seri bazda yapıldığı, daha sonra yapılan orman kadastrosunun ise aplikasyon niteliğinde olduğu, dolayısıyla çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırı dışında kaldığı belirlenmişse de serinin dışında kalan yerlerde henüz orman sınırlandırmasının yapıldığından sözedilemeyeceğinden mahkemece eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma inceleme sonucu taşınmazın (A) bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu, (B) bölümünün ise orman sayılmayan yerlerden ise de 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddesinde yazılı koşulların oluşmadığı saptanarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24.02.2009 günü oybirliği ile karar verildi.