YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17643
KARAR NO : 2009/3138
KARAR TARİHİ : 24.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 133 ada 30 parsel sayılı 1056 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, ham … niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı taşınmazın kendi zilyetliğinde olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, taşınmazın makilik (orman) niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1946 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre seri usulde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 09/06/1999 tarihinde ilan edilip, dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 4999 Sayılı Yasaya göre yapılap 31/08/2006 tarihinde ilan edilip kesinleşen fenni hataların düzeltme çalışması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman kadastrosunun seri bazda yapıldığı, daha sonra yapılan orman kadastrosunun ise aplikasyon niteliğinde olduğu, dolayısıyla çekişmeli taşınmazın orman kadastro sınırı dışında kaldığı belirlenmişse de serinin dışında kalan yerlerde henüz orman sınırlandırmasının yapıldığından sözedilemeyeceğinden mahkemece eski tarihli resmi belgelere göre yapılan araştırma inceleme sonucu taşınmazın eylemli orman niteliğinde ve bitişikteki ormanın devamı niteliğinde olduğu saptanarak ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7/1. maddesi gereğince herhangi bir nedenle sınırlama dışında kalmış olması nedeniyle her zaman orman sınırı içine alınmasına karar verilebileceği gözetilerek orman niteliğiyle hazine adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır ancak aynı gün dairede temyiz incelemesi yapılan ve seri dosya niteliğinde bulunan dosyalarda davanın önemi ve değeri, vekilin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alındığında davalı vekili lehine hesaplanan vekalet ücreti, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 31/3. Maddesine aykırı olarak yüksek takdir edilmişse de , bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle hüküm fıkrasının 4. bendinde yeralan “…………400.- YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” sözleri yerine, “……150.- YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine ” sözleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.