Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17698 E. 2009/1712 K. 09.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17698
KARAR NO : 2009/1712
KARAR TARİHİ : 09.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı …, davalı kişiler adına tapuda kayıtlı ….. Köyü 44 parsel sayılı 5220 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, orman kadastro sınırları içinde iken orman niteliğini kaybetmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığından tapu kaydının iptali ve Hazine adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, 1958 yılında yapılan kadastro sonucu taşınmaz hakkında sicil kaydı oluşturulduğu, kayıt yolsuz dahi olsa M.Y.’nın 712. Maddesindeki “geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne … olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak 10 yıl süreyle ve iyi niyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez.” hükmü gereğince davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, öncesi orman olup, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan, daha sonra nitelik kaybı nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmaz hakkında sonradan ikinci kadastro yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1946 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 02.04.1987 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır. Çekişmeli taşınmaz, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde iken, yörede 1958 yılında yapılan genel arazi kadastrosunda çekişmeli parsel hakkında davalılar adına sicil kaydı oluşturulmuştur.
Dairece aynı gün birlikte temyiz incelemesi yapılanmahkemenin 2008/72 (Dairenin 2008/17698) sayılı dosyasında davacı …, Köyü 44 sayılı parselin 1489.18 m2, yine Mahkemenin 2008/74-273 (Dairenin 2008/17699) sayılı dosyasında … Köyü 547 sayılı parselin tamamının, yine mahkemenin 2008/77-295 (Dairenin 2008/17700 sayılı dosyasında … Köyü 546 sayılı parsel tamamının 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve 1987 yılında nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığı doğru ise M.Y.’nın 712. maddesindeki “geçerli bir hukuki sebep olmaksızın tapu kütüğüne … olarak yazılan kişi, taşınmaz üzerindeki zilyetliğini davasız ve aralıksız olarak 10 yıl süreyle ve iyi niyetle sürdürürse, onun bu yolla kazanmış olduğu mülkiyet hakkına itiraz edilemez.” hükmü gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
H.Y.U.Y.’nın 76. maddesi hükmüne göre dava dilekçesinde sıralanan ve davanın esası olan maddi olayların ileri sürülmesi taraflara, bunların hukuki açıdan nitelendirilmesi ve uygulanacak yasal kuralların aranıp bulunması görevi mahkemeye aittir.
İncelenen dosya kapsamına ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve … bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulduğu, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince, ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet … kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda M.Y.’nın 712 ve 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet … kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptali konusunda verilecek mahkeme kararının, yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; hatalı sicilin oluştuğu tarihden itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olacağı bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı gözönünde bulundurularak arazi kadastrosundan önce yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunan ve daha sonra nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan taşınmazın, ikinci kadastro yoluyla ve taşınmaz orman sınırları içinde iken yolsuz ve hatalı olarak oluşturulan tapu kaydının iptali ile 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/3. maddesi gereğince hali hazır niteliği ile kaydında “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman rejimi dışına çıkartılan yer” belirlemesi de yapılarak, Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 09/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.