Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17731 E. 2009/3122 K. 24.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17731
KARAR NO : 2009/3122
KARAR TARİHİ : 24.02.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine vekili, tapuda davalı adına kayıtlı Mudarlı Köyü 89 parselin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınır dışına çıkarıldığını belirterek taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 89 parselin (A)=254,80 m2 bölümünün 2/B niteliğiyle Hazine adına tesciline dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 2/B madde uygulamasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 27.01.1945 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu, 14.04.2004 tarihinde ilan edilip kesinleşen 2/B uygulaması ile 1972 yılında kesinleşen arazi kadastrosu vardır.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın (A) bölümünün 1945 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı ve daha sonra kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığının belirlendiği, öncesi orman olan ve 1945 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın yörede 1972 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında kadastro ekiplerince yanlışlıkla ve hataen tapuya bağlandığı, genel arazi kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 766 Sayılı Yasanın 48. maddesi ile halen yürürlükte olan 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi hükmüne göre “evvelce tespit, tescil veya sınırlama suretiyle kadastrosu veya tapulaması yapılmış olan yerler ikinci bir defa kadastroya tabi tutulmuşsa, ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı” taşınmazın 1972 yılında yanlışlıkla yeniden kadastroya tabi tutulmasının yok hükmünde olacağı, sahibine mülkiyet … kazandıramayacağı, oluşturulan tapu kaydı yolsuz tescil niteliğinde olduğundan böyle bir tapu kaydını edinen kişinin Medeni Yasanın 1023. maddesinden de yararlanamayacağı, kaldı ki, öncesi orman olan taşınmazın özel mülk olarak tapuya tescil edilmesinin o taşınmazın aslında orman olma özelliğini de ortadan kaldırmayacağı ve Hazine ya da Orman Yönetimince 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan iptal ve tescil davası açılabileceği gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 24/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.