Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17814 E. 2009/3969 K. 10.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17814
KARAR NO : 2009/3969
KARAR TARİHİ : 10.03.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Rasim … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 208 ada 31 parsel sayılı 794.86 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ağaçlık niteliğinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı gerçek kişi adına tespit edilmiştir. Orman Yönetimi taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin davalı adına olan tespitinin iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır.
Davalı gerçek kişi mahkemece yapılan ilk oturumuna gelerek açılan davaya bir diyeceğinin olmadığını, taşınmazın halen orman niteliğinde olduğunu ve kendisi tarafından kullanılmadığını açıklayarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiş, beyanları zapta geçirilerek imzası alınmıştır. Davalının kabul beyanı davayı sonuçlandıran, H.Y.U.Y.’nın 94/2 maddesinde anlamını bulan kabul niteliğindedir ve kabul beyanı hem mahkemeyi, hem de beyanda bulunan kişiyi bağlayıcı özellik taşıdığından kabul beyanından dönülmesi hukuken bir değer taşımaz. Bu nedenle, davalının, kararın esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; H.Y.U.Y.nın 94. maddesinde davayı kabul eden tarafın da mahkum olmuş gibi mahkeme masraflarını ödemeye mecbur olduğu açıklandıktan sonra aleyhine hüküm kurulan tarafın hal ve vaziyeti ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş olması ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olması halinde mahkeme masraflarından sorumlu tutulamayacağı belirtilmiştir. Davalı davayı ilk celse yasada öngörülen biçimde kabul etmiştir. Bu nedenle mahkeme masraflarının davacı yönetim üzerinde bırakılması gereklidir. Karar açıklanan yönden doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “Harçlar Kanuna göre alınması gerekli olan 1/3 harcın davacıdan peşin alınan 13.50.- YTL harçtan mahsubu ile bakiye 4.50.- YTL harcın davalıdan tahsiline, davacı tarafından başvuru harcı: 13.10 YTL, nisbi harç: 13.50.- YTL, posta gideri: 8.00.-YTL, basılı evrak gideri: 0.80.- YTL olmak üzere toplam 35.40 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı … idaresine verilmesine” cümlesi kaldırılarak; bunun yerine, “Harçlar Kanuna göre alınması gerekli olan 1/3 harcın davacıdan peşin alınan 13.50.- YTL harçtan mahsubu ile bakiye 4.50.-YTL harcın davacıdan tahsiline, başvuru harcı: 13.10.-YTL, nisbi harç: 13.50 YTL, posta gideri: 8.00.- YTL, basılı evrak gideri: 0.80.-YTL olmak üzere toplam 35.40.-YTL yargılama giderinin davacı … Yönetimi üzerinde bırakılmasına ” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesi ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASI, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 10/03/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.