YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17835
KARAR NO : 2009/2795
KARAR TARİHİ : 19.02.2009
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, kadastro sırasında sahibi olduğu yaklaşık 1500 m2 yüzölçümlü taşınmazın orman olarak tespit edilen Kozanlı Köyü 118 ada 1 sayılı orman parseli içinde bırakıldığını belirterek yapılan tespitin iptalini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın … bilirkişi krokisinde (B) harfi ile gösterilen 6383,68 m2 lik kısmın kadastro tespitinin iptali ile davacı ve müşterekleri adına hisseleri oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya gore dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne gore orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hükme yeterli değildir. Şöyle ki; davacı, zilyetlik iddiasıyla kadastro tespitine itiraz ettiği halde, zilyetlik tanıkları ile kadastro çalışmalarında görev yapan yerel tespit bilirkişileri dinlenmemiş, kadastro mahkemelerinin sicil oluşturtma görevleri bulunmasına rağmen kabul ve reddedilen bölümler yönünden ayrı ayrı sicil oluşturacak şekilde hüküm kurulmamıştır. Ayrıca davacı dava dilekçesinde yaklaşık 1500 m2 lik yerinin orman sınırları içinde bırakıldığını belirterek dava açtığı halde mahkemece dava konusu edilen yaklaşık 1500 m2 nin çok üstünde 6383,68 m2 ye hükmedilmiştir. Buna göre, Mahkemece yeniden yapılacak keşifte, davacıdan sorularak var ise zilyetlik tanıkları ile kadastro çalışmalarında görev yapmış tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, aynı yasanın 03.07.2005 gün 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 14/2. maddesi gereğince … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre kadastro mahkemesinin sicil oluşturma görevi bulunduğu göz önünde bulundurularak kabul ve reddedilen bölümler yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmalıdır. Bunun yanında; Tarafların dava açarken miktarı belli olmayan veya tam olarak bilinmeyen durumlarda yaklaşık ifadeler kullanmaları mümkündür.
Ancak, bu tür durumlarda istenilen ile beyan edilen arasındaki farkın yanılma sınırları içerisinde, makul ve kabul edilebilir olması gerekir. Somut olayda davacı, dava açarken “yaklaşık 1500 m2” lik yerden bahsetmektedir. Bu ifade de “yaklaşık” sözcüğü kullanılmış ise de, esasen anlamsal olarak kesine yakın bir sonucu ifade etmektedir. Burada yanılma payı kabul edilse bile bu ifade karşısında yanılma payı, istenilen miktarın birkaç yüz metre altı veya üstü olabilir. Talebin dört katından fazla bir miktara hükmedilmesi makulün aşılması olup talebin aşılamayacağına ilişkin HYUY nin 74. maddesine muhalefet edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 19.02.2009 günü oybirliğiyle karar verildi.