Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/17969 E. 2009/2220 K. 12.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17969
KARAR NO : 2009/2220
KARAR TARİHİ : 12.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 147 ada 97 parsel sayılı 1779.57 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 02.07.1991 tarih 15 nolu tapu kaydı ile davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece kurulan hüküm doğru değildir. Şöyle ki; davacı … Yönetimi davalı adına tesbit edilen 147 ada 97 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile süresi içinde kadastro tesbitine itiraz davası açmıştır. Ancak, çekişmeli taşınmaza ilişkin kadastro tespit tutanak aslı dosya içinde bulunmadığından Dairemizin 06.11.2008 tarih 2008/10194-14719 sayılı kararı ile istenmiş, dosyaya gönderilen belgelerden orman yönetimi tarafından 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi gereğince 30 günlük kısmi ilan süresi içerisinde 32 ve 33 nolu orman tahdit noktalarının bulunduğu yere ilişkin orman tespit ve sınırlandırılmasına itiraz davası açılıp, bu davanın kadastro mahkemesinin 2007/221 E sayılı dosyasında halen derdest halde olduğu ve sözkonusu dosyada Kadastro Müdürlüğünün 25.07.2007 tarih 992 sayılı yazısı ile 32 ve 33 nolu orman tahdit noktalarının bulunduğu yerin 147 ada 97 parsel olduğunun belirtilmesi üzerine kadastro tesbit tutanak aslının sözkonusu dosya içine konulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda; eldeki kadastro tespitine itiraz davası aynı zamanda orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğünden, mahkemece dava dosyasının aynı mahkemenin 2002/221 E sayılı dosyası ile birleştirilerek görülmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davaların ayrı esaslarda görülmesi doğru değildir.
SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenler ile davalı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 12/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.