Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/18009 E. 2009/1535 K. 05.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18009
KARAR NO : 2009/1535
KARAR TARİHİ : 05.02.2009

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve Alanyurt Belediye Başkanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köy idari sınırları içinde ….. Köyü çalışma alanında bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkili adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın temyizi üzerine Dairemizce davacı kişinin temyiz itirazları reddedilerek, Hazine ve Orman Yönetiminin temyizi itirazlarının kabulü ile “çekişmeli taşınmazın tapulu olup olmadığının araştırılması, Afyon Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/124-349 sayılı kararının dayanağı olan krokinin uygulanması, dava konusu taşınmazın mera olarak ayrılan bölümde mi yoksa hüküm tesisine yer olmadığına karar verilen bölümde mi kaldığının yöntemince saptanması, kesin hüküm olup olmadığının belirlenmesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı uygulanarak tespit edilmesi sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez davanın 3 kez takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş hükmün temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 22.4.2003 gün 2003/2254-3305 sayılı bozma ilamında özetle “Davacı vekilinin aynı gün Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinde duruşmaya girdiği yasal ve zorunlu özrü bulunduğundan özrü kabul edilip duruşmanın başka güne ertelenmesi gerekirken davanın 409. madde uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usulsüz olduğu ” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (G) ve (H) ile işaretlenen yerlerin orman sayılan yerlerden oldukları, (I) ile işaretlenen taşınmazın Afyon Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/124-349 sayılı kararının dayanağı olan 01.08.1967 tarihli krokide (A) ile işaretlenen alan içinde bulunan 116 parsel içinde kaldığı, Afyon Asliye Hukuk Mahkemesinin 1972/124-349 sayılı dosyasında 116 parsel hakkında hüküm kurulmadığı dolayısıyla hüküm tesis edilmeyen alanda kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1937 tarih 1570 yazım numaralı vergi kaydının kapsamı içinde kaldığı, zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile … bilirkişi tarafından düzenlenen 17.06.2004 tarihli krokili raporda (G) ve (H) ile işaretlenen 7.036 m2 yüzölçümündeki taşınmazlara yönelik davanın reddine, (I) ile işaretlenen 624 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve Alanyurt Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
… Köyünde 31.03.2006-01.05.2006 tarihleri arasında ilan edilen kısmi genel arazi kadastrosu vardır. Alanyurt Kasabasında 09.07.2008 -08.08.2008 tarihleri arasında ilan edilen ve 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. Maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece bozma kararına uyulmakla birlikte gerekli yerine getirilmemiştir. Çekişmeli taşınmazın hangi yerin (… Köyü-Alanyurt Kasabası) orman kadastro çalışma alanında kaldığı, … Köyünde orman kadastrosunun hangi tarihte yapılıp ilan edildiği, çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği dosya kapsamından net olarak anlaşılamamaktır. Afyonkarahisar Kadastro Müdürlüğü 27.11.2007 gün 5232 sayılı yazı cevabında çekişmeli taşınmazın …. Kasabası kadastro çalışma alanında kaldığı, bu yerde kısmi kadastro çalışması yapıldığından çekişmeli yere ait kadastro tespit tutanağı ve kadastro paftası bulunmadığı bildirilmiştir.Orman yönetimi ise çekişmeli taşınmazın hangi köyün orman kadastro çalışma alanında kaldığını ve … Köyünde orman kadastrosunun hangi tarihte ilan edildiğini bildirmemiş ve orman kadastrosuna ait işe başlama, işi bitirme ve sonuçları ilan tutanaklarını göndermemiştir. Çekişmeli taşınmazın batısında ormanlık alan bulunmaktadır. Bu durumda taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun hangi tarihte yapılıp ilan edildiği önem arz etmektedir.
Diğer taraftan 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 17. maddesi gereğince orman sayılmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen ve il, ilçe ve kasabaların imar planları kapsamında kalmayan araziden masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilip tarıma elverişli hale getirilen (ev ve benzeri tesisler yapmak, dışarıdan … getirilerek tarıma elverişli hale getirmek imar ihya olarak kabul edilemez) ve imar ihyanın tamamlandığı tarihten tescil davasının açıldığı güne kadar 20 yıl süreyle zilyet edildiği ileri sürülerek tapuya tescili istenen taşınmazın, Kadastro Yasasının 14. maddesinde yazılı diğer koşulların yanında niteliğinin, imar ihya edildiğinin ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin, başlangıç ve süresinin, kullanılıp kullanılmadığının ve tasarruf sınırlarının ne olduğunun takdiri delil olan yerel bilirkişi ve tanık sözleri yanında, gerçeğin bir resmi olan en eski tarihli … fotoğrafı ile gerçeğin modeli olan memleket haritaları ile dava tarihinden 15 – 20 yıl önce en az iki zamanda birbirini izleyen bindirmeli olarak çekilen çiftli … fotoğrafları ve bu fotoğrafların yorumlanması ile üretilen memleket haritaları ve standart topografik fotogrametri yöntemi ile düzenlenen kadastro haritalarının, özellikle ön bindirmeli çekilen ve birbirini izleyen streoskopik çift … fotoğraflarının streoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelenip taşınmazın niteliğinin, konumunun ve kullanım durumunun anlatılan bilimsel yöntemle kesin olarak belirlenmesi gerekir.
Somut olayda mahkemece, anlatılan biçimde bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır.
O halde öncelikle hükme dayanak yapılan … ve orman bilirkişi tarafından düzenlenen krokili rapor eklenerek, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise hangi köyün orman kadastro çalışma alanında kaldığının, orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme, sonuçlarının askı ilan tutanakları ve çekişmeli taşınmazı orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir 1/5000 ölçekli orijinalinden renklendirilmiş tahdit haritası örneği orman idaresinden, çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir şekilde fotogonometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, taşınmaz başında bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi , bir orman mühendisi aracılığıyla yapılacak keşifte orman kadastrosuna ilişkin tüm belge ve haritalar ile fotogonometri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği uygulanarak taşınmazın bulunduğu yerde orman ve genel arazi kadastrosunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise çekişmeli taşınmazın hangi köyün orman kadastrosu ve genel arazi kadastrosu çalışma alanı içinde kaldığı, taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, orman kadastrosunun hangi tarihte ilan edildiği tereddüte olanak vermeyecek şekilde kesin olarak belirlenmelidir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihi itibariyle orman kadastrosunun kesinleşmediğinin belirlenmesi halinde eldeki davanın orman
kadastrosuna itiraz davasına dönüşeceği , tescil davası yönünden orman kadastrosuna itiraz davasının ön mesele teşkil edeceği, Orman kadastrosu 6831 Sayılı Yasaya göre yapılıp ilan edilmiş ise aynı yasanın 11. maddesine göre 6 aylık itiraz süresi içinde, 3402 sayılı yasanın 5304 sayılı yasa ile değişik 4. maddesine göre orman kadastrosunun yapılması halinde 3402 sayılı yasanın 12/1 maddesi uyarınca 30 gün içinde açılan davaların kadastro mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılmasının gerekli olduğu, bu durumun göreve ilişkin olup kamu düzenini ilgilendirdiği gözetilerek tescil davası elde tutulup orman kadastrosuna itiraz davası bu dosyadan ayrılarak görevsizlik kararı verilmeli ve o dosyanın sonucu beklenmelidir.Bundan ayrı çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş ise temyize konu davanın 3402 sayılı yasanın 26/son maddesi gereğince kadastro tespitine itiraz davasına dönüşeceği ve davaya bakmakla kadastro mahkemesinin görevli olduğu düşünülerek 3402 sayılı yasanın 27. maddesi uyarınca davanın kadastro mahkemesine aktarılmasına karar verilmelidir.
Çekişmeli taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmediğinin, dava tarihinden önce orman kadastrosunun kesinleştiğinin ve taşınmazın tahdit dışında kaldığının veya taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun yapılmadığının belirlenmesi halinde bu kez 3402 sayılı yasanın 14 ve 17. maddesinde düzenlenen zilyetlik ve imar ihya yoluyla taşınmaz edinme koşulların araştırılması gerekir.
O halde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve … fotoğrafları ile M.Y.’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15 – 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik … fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler Ziraat Fakültelerinin … bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir Harita-Kadastro (Jeodezi ve Fotogrametri) mühendisi ile bir orman mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, … fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan … (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konumu, … fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olması veya kesinleşen orman kadastro sınırları dışında kalması ya da orman ve arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi o yerin kişiler adına tescili için yeterli olamayacağından bu şekilde yapılacak inceleme sonucu dava konusu yerin;
1) Orman sayılan yerlerden veya 3402 Sayılı Yasanın 16. maddesinde belirtilen özel mülkiyete tabi olmayacak, kamu mallarından olduğunun belirlenmesi,
2) Kamu hizmetine tahsis edilmiş olduğunun anlaşılması (3402 Sayılı Yasanın 16. md. A, B, C, D bentleri kapsamında kalan yerler),
3) İl, İlçe ve kasabaların … veya uygulamalı imar planlarının kapsadığı alanlarda kaldığının saptanması (3402 Sayılı Yasa 17. md. ikinci paragraf, 2981 Sayılı Yasa Geçici Madde – 2 Son paragraf),
4) Tescil davalarında, davanın açıldığı; kadastro tesbitine itiraz davalarında ise kadastro tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 20 yıl önce çekilmiş … fotoğrafları ve bu fotoğraflardan üretilmiş memleket haritaları veya fotogometri yöntemiyle düzenlenen kadastro paftalarında zilyet ve tasarruf edilmeyen yerlerden olduğunun anlaşılması,
5) Kadastro tesbit ve tescil harici bırakma işleminin kesinleştiği tarihten tescil davasının açıldığı tarihe kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin geçmemiş olması (H.G.K.’nun 22/03/1995 gün 1994/8-873-216 ve 19/02/1997 gün 1996/8-768-100 ve 24/09/1997 gün 1997/20-372-718 ve 18/02/1998 gün 1998/8-15-129 sayılı kararları),
6) O yerde orman kadastrosu kesinleşmiş olsun olmasın, taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2. ve Orman Kadastrosunun Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a. Maddeleri kapsamında orman içi açıklık konumunda bulunması (H.G.K.nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034 ve 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039 ve 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-582 sayılı kararları ile orman içi açıklıkların zilyetlikle kazanılamayacağı kabul edilmiştir.),
7) Dava konusu taşınmazın veya yakın çevresinin arazi kadastro ekiplerince kadastro paftası üzerinde orman nitelemesi yapılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun 21.01.2004 gün 2004/8-15-7 ve 12.05.2004 gün 2004/8-242-292 ve 12/03/2008 gün ve 2008/20-214-241 sayılı kararları),
8) Kadastro (Tapulama) Komisyonu tarafından orman sayılarak tesbit ve tescil harici bırakılması (H.G.K.nun, 24.10.2001 gün 2001/8-964-751 ve 13.02.2002 gün 2002/8-183-187 sayılı kararları),
9) 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesinin 2. fırkasında yazılı,
a) 4785 Sayılı Yasayla Devletleştirilmiş orman,
b) 3116 Sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre kamulaştırılmış orman,
c) 6831 Sayılı Yasanın 3. maddesine göre orman rejimine alınmış yer,
d) Aynı Yasanın 13. maddesinin (B) bendine göre orman olarak ağaçlandırılan veya ağaçlandırılacak yer,
e) Aynı Yasanın 24. maddesine göre kamulaştırılan ya da diğer suretle orman yetiştirmek üzere kamulaştırılan yer,
f) Devlet Ormanı olduğuna dair kesinleşmiş mahkeme kararı bulunan yer,
g) Herhangi bir nedenle orman sınırı dışında kalmış orman,
h) Maliye Bakanlığınca orman olarak tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış saha,
j) Orman ve … muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alan olduğunun belirlenmesi halinde bu tür yerlerin herhangi bir şekilde komisyonlarca sınırlama dışı bırakılmış veya orman sayılmamış olmasının bu yerlerin orman olma vasfını ortadan kaldırmayacağı düşünülerek (H.G.K…’nun 15/03/2006 gün 2006/8-106-68 sayılı kararı).
Başka bir araştırmaya gerek kalmadan kişinin davasının reddine, Hazine ve Orman Yönetiminin davası varsa kabulü ile dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmelidir
Yukarıda yazılı koşulların somut olayda bulunmaması halinde, taşınmazın öncesinin ne olduğu, imar-ihya yapılmışsa hangi tarihte başlanılıp bitirildiği, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ne zaman başlayıp nasıl sürdürüldüğü ve ekonomik amacına uygun olup olmadığı, maddi olaylara dayalı ve ayrıntılı olarak, taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişiler ile taraf tanıklarından sorulmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu yukarıda belirtilen ve gerçeğin kendisi olan belgelere dayalı olarak düzenlenecek bilirkişi kurulu raporuyla denetlenmeli,
Somut olayın özelliği göz önünde bulundurularak ayrıca;
a) Taşınmazın eski ve … niteliği konusunda jeoloji mühendisinden de ayrıntılı rapor alınmalı,
b) Keşif sırasında taşınmazı çeşitli yönlerinden hali hazır durumunu gösterir renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dava dosyası içine konulmalı,
c) Davanın açıldığı tarihten önce ya da sonra Hazine yetkilileri tarafından hazırlanan idari tahkikat ve haksız işgal (ecrimisil) tutanakları varsa bu tutanaklar da yerine uygulanıp tutanaklarda ismi yazılı kişiler tanık sıfatıyla dinlenilmeli,
3402 Sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı … Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, dava konusu taşınmazın … ya da … … arazisi olup olmadığı konusunda (5403 Sayılı Yasanın 3/j maddesi hükmüne göre, … … arazisi: … yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar Orman Yönetimi, Hazine ve Alanyurt Belediyesi Başkanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 05/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.