Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/18020 E. 2009/3608 K. 04.03.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18020
KARAR NO : 2009/3608
KARAR TARİHİ : 04.03.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı … 26.11.1999 tarihli dilekçe ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak … ilçesi … mevkiinde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın adına tapuya tecili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 1958 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşlık belirtmesi ile kadastro dışı bırakıldığı, taşınmazın 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı , … tevzi komisyonunca dağıtılmadığı, güney tarafında 50-60 yaşlarında meşe ağaçları bulunduğu, eğim ölçere göre % 15 eğimli olduğu, davacıya ait özel yasalar uyarınca oluşan tapu kaydı bulunmadığı, tahdit içinde kalan yerlerin zilyetlikle de kazanılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713.maddesi uyarınca açılan tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1957 yılında arazi kadastrosu, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 23.08.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişiler tarafından yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda çekişmeli taşınmazın 1945 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritasında … Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı, 1950 yılında 5653 sayılı yasa hükümlerine göre makiye ayrıldığı, … tevzi komisyonunca dağıtılmadığı, 1957 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında taşlık belirtmesi ile kadastro dışı bırakıldığı , yörede yapılan makiye ayırma işleminin 1962 yılında iptal edildiği, taşınmazın orman rejimi dışına çıkarılmadığı, halen tahdit içinde bulunduğu, % 15 eğimli olduğu, güney tarafının halihazırda orman bitki örtüsü ile kaplı olduğu, orman ve … muhafaza karakteri taşıdığı anlaşıldığına, makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verileceği Y.İ.B.B.K.nın 22.03.1996 gün 1993/5-1 sayılı ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararı ile kabul edildiğine, 6831 Sayılı Yasanın 1/j bendinin karşı kavramından funda veya makiliklerle örtülü orman ve … muhafaza karakteri taşıyan yerlerin orman sayılacağına, bilimsel olarak da % 12’den fazla eğimli makilik sahaların orman ve … muhafaza karakteri taşıması nedeniyle muhafaza (koruma) makisi yani orman sayılması gerektiğine, bu nitelikteki taşınmazların 5653 Sayılı Yasa hükümlerine göre makiye ayrılamayacağına, ayrılmış olsa bile yasal dayanağı bulunmadığından yok hükmünde sayılacağına, orman niteliğini koruyan muhafaza (koruma)
makilik alanlarda 22.03.1996 gün ve 1993/5-1 Sayılı İnançları Birleştirme Kararının ve H.G.K.nun Y.K.Dnin Ekim 2002 sayısında yayınlanan 27.02.2002 gün ve 2002/1-19/97 sayılı kararının uygulama yerinin bulunmadığına, davacıya ait özel yasalar uyarınca oluşan tapu kaydı bulunmadığına, kaldı ki kesinleşen orman tahdit haritası içinde bulunan taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 04.032009 günü oybirliğiyle karar verildi.