Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/18040 E. 2009/3036 K. 23.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18040
KARAR NO : 2009/3036
KARAR TARİHİ : 23.02.2009

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı …, … ve davalı Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Başyayla İlçesi, Büyükkarapınar Köyü 102 ada 1 parsel sayılı 3574515.71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliği ile Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı gerçek kişiler kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiası ile 102 ada 1 parselin farklı farklı yerlerine dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacılar … , …, …, … ve …’nun davasının reddine, … , … , …, … ve …’un davalarının tamamının, … davasının kısmen kabulü ile, A=1431.18 m2’lik kısmının … , A=4701.45 m2’lik kısmının … Başpınar, A=1604.45 m2’lik kısmının …, A=1651.36 m2’lik kısmının …, B=8018.91 m2’lik kısmının … , A=2512.01 m2’lik kısmının … adına, bu bölümler ifraz edildikten sonra kalan 3554.596.20 m2’lik bölümün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar …, … ve davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve kararın dayandığı gerekçeye göre :
1- Davacı … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 958,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ile … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 3982,44 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dört tarafı çekişmeli 102 ada 1 numaralı orman parselinin dava konusu olmayan ve orman vasfı kesinleşen kısımları (eylemli orman alanları) ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir. Bu tür yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi ve yönetmeliğin 26/A ve J bentleri gereğince zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığı gibi orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesi gerektiğinden davacılar … ve …’nın temyiz itirazlarının REDİDNE;
2- Davacı … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 2512,38 m2 yüzölçümündeki taşınmazın uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesi ile yönetmeliğin 26-A ve J bentlerindeki şartları taşımadığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı … Yönetimi ve Hazinenin bu kısma yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
3- Davacı … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 1604,46 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … Basur tarafından dava konusu edilen ve (B) ile gösterilen 8018,91 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 1431,60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 4701,18 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ve … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 1651,36 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, dört tarafı çekişmeli 102 ada 1 numaralı orman parselinin dava konusu olmayan ve orman vasfı kesinleşen kısımları (eylemli orman alanları ) ile çevrili orman içi açıklık niteliğindedir.
6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda … ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez.
6831 Sayılı Yasanın madde 17/1-2
Devlet ormanları içinde bu ormanların korunması, istihsal ve imarı ile alakalı olarak yapılacak her nevi bina ve tesisler müstesna olmak üzere; her çeşit bina ve ağıl inşası ve hayvanların barınmasına mahsus yerler yapılması ve tarla açılması, işlemesi, ekilmesi ve orman içinde yerleşilmesi yasaktır.
Devlet ormanlarının herhangi bir suretle yanmasından veya açıklıklarından faydalanılarak işgal, açma veya herhangi şekilde olursa olsun kesme, sökme, budama veya boğma yollarıyla elde edilecek yerlerle buralarda yapılacak her türlü yapı ve tesisler, şahıslar adına tapuya tescil olunamaz. Buralara doğrudan doğruya orman idaresince el konulur. Yanan yerlerde husule gelen enkaz hiçbir suretle eşhasa satılamaz. Bunlar resmi daire ve müesseseler ihtiyacına tahsis olunur.
Yasa metninden açıkça anlaşıldığı gibi, hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda …, inşaat ve hayvancılık yapmak amacı ile ağıl yapılamaz. Bu tür yerler özel mülk olamaz. Yönetim derhal el koyma hakkına sahiptir. Orman içi açıklıklardan yararlanabilmek için zorunlu olarak orman kullanılacaktır. Bu kullanım nedeniyle … açma, genişletme, yangın oluşması önlenemeyecek ve orman bütünlüğü bozulacaktır.
Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu yoktur. Zira, öncesi orman olan ve ormandan açılan taşınmazlar, 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesi ve Yargıtay uygulamaları gereği oluşan kesin içtihatlara göre zaten orman sayılmaktadır. 17. maddede tanımı yapılan olgu, öncesi orman iken açılan yerlerle beraber ayrıca [HANGİ NEDENLE OLURSA OLSUN ORMAN İÇİ AÇIKLIKLARIN KAZANILAMAYACAĞI İLKESİNİ İÇERMEKTEDİR VE AMACI ORMAN BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUMAKTIR].]. Bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılması gerekir.
Yasa koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda … ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır. Bu itibarla, dava konusu taşınmazın memleket haritasında açık alanda gözükmesi bu olguyu değiştirmez. Etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, … ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağı tartışmasızdır. Dairemizin bu yoldaki kararları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini almıştır. Örnek: Şöyle ki, [Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 – 830 E., 1997/1034 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli ve yine Hukuk Genel Kurulunun 1997/20 – 808 E., 1997/1039 K. sayılı ve 10.12.1997 tarihli kararları]
Ayrıca; Bu tür yerler yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan … kazanımından söz edilemez. Bu nedenle çekişmeli taşınmaz tüm çevresi eylemli orman alanları ile çevrili ve bu alanlar ile bütünlük arz eden orman içi açıklığı niteliğinde olduğundan gerçek kişilerin davalarının reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ : 1) Yukarda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacılar … ve …’nın temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) bentte açıklanan nedenlerle davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile (A) ile gösterilen 2512,38 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yönelik hükmün ONANMASINA,
3) bentte açıklanan nedenlerle davalı … Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 1604,46 m2, … tarafından dava konusu edilen ve (B) ile gösterilen 8018,91 m2, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 1431,60 m2, … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 4701,18 m2 ve … tarafından dava konusu edilen ve (A) ile gösterilen 1651,36 m2 yüzölçümündeki taşınmazlara yönelik hükmün BOZULMASINA 23/02/2009 günü oybirliği ile karar verildi.