Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/18114 E. 2009/1403 K. 03.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18114
KARAR NO : 2009/1403
KARAR TARİHİ : 03.02.2009

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B şerhinin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, tapuda … olduğu ….. Mahallesi 2022 ada 27 parselin ormanla ilgisi olmadığı halde tapuya 2/B şerhi konulduğunu, davalılarca açılan tapu iptali tescil davasının Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/312-917 sayılı kararıyla reddedilip kesinleştiğini bildirerek 2/B şerhinin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B şerhinin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 03.10.1944 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1951 yılında 5653 Sayılı Yasaya göre makiye ayırma işlemi, 14.02.1994 tarihinde ilan edilerek dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi 28.01.1970 tarihinde kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve davaya konu parselin öncesini oluşturan 11 ada 72 parsele 1970 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında, Ağustos 1952 tarih 225 numaralı tapu kaydı revizyon gösterilerek kadastro tespit tutanağı düzenlendiği, bu tapu kaydının geldisinin Ocak 1940 tarih 14 ve 15 numaralı kayıtlar olduğu, 1945 yılında Beylikdağı Devlet Ormanı sınırları içinde kaldığı halde belediye tarafından Hazineye devredilerek çeşitli parsellere ifraz edildiği ve kişilere dağıtıldığı, çekişmeli taşınmazın da bu ifraz parsellerinden olduğu, taşınmaz orman sınırı içinde iken 2510 Sayılı İskan Yasasına göre oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği, ayrıca makiye ayırma komisyonu Yasa ve Yönetmeliğe uygun olarak kurulmadığı gibi makiye ayırma işleminin dahi yasa ve yönetmelikte belirtilen esaslara göre yapılmadığı, 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 45/3. fıkrasındaki “iskan suretiyle verilen yerler” hükmünün Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün 1987/31-13 sayılı kararı ile iptal edildiği ve bu gibi yerlerin orman rejimi dışına çıkartılması halinde hak sahipleri adına tespit ve tescil edileceğini öngören 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin de 22.02.2005 tarihinde kabul edilen ve 03.03.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile tamamen yürürlükten kaldırıldığı, taşınmazın 1994 yılında orman niteliğini kaybetmiş olması nedeniyle 2/B madde uygulamasına konu edilerek Hazine adına orman rejimi dışına çıkarılmasında vetapuya bu yönde şerh konulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar Hazine tarafından Gebze 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/312 sayılı dosyasında açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine dair verilen karar Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onanmışsa da Y.H.G.K.’nun 04.03.1992 gün 1991/14-610-1992/151 sayılı kararında açıklandığı gibi sözü edilen kararda davacı gerçek kişi yararına tescil hükmü kurulmadığı ve davacı tapusunun çekinmeli halinin halen devam ettiği, davacı tapusunun kendisine bir hak sağlayıp sağlamayacağı konusu, Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olduğu bu dava sonucu ortaya çıkacağı, H.Y.U.Y.’nın 237. maddesinde anılan kesin hükümden sözedebilmek için her iki davada konu, taraf ve dayanılan maddi vakıalar olarak tanımlanan sebep birliğinin aynı olması gerektiği, somut olayda iki dava arasında böyle bir sebep ve taraf birliği bulunmadığından kesin hükümden de sözedilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 11/5. maddesi gereğince 2/B madde uygulaması sonucu orman rejimi dışına çıkartılan ve fiilen orman olan yerlerin Orman Genel Müdürlüğünün talebi üzerine Maliye Bakanlığınca Orman Genel Müdürlüğüne tahsisinin zorunlu olduğu, bu nedenlerle dava konusu parselin tapu kaydı üzerindeki 2/B madde şerhi yasal olduğundan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 03/02/2009 gününde oybirliği ile karar verildi.