Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/1848 E. 2008/3586 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1848
KARAR NO : 2008/3586
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat hukukuna ilişkin davada Diyarbakır 3. Ağır Ceza ile 3. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, 07.12.2005 günlü dilekçesinde; yasa dışı örgüt üyesi olmaktan dolayı hakkında açılan davada 16.09.1992 tarihinde 1 Nolu Askeri Mahkemenin 1991/3 E.-1992/13 K. sayılı ilamı ile beraatine karar verildiğini, gözaltına alındığı tarihte üzerinde bulunan 426.630.-YTL.’ye el konulduğunu ve bu paranın hükümde kendisine iade edilmediğini belirtip, el konulan paranın fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 25.500.00.-YTL. için davalılardan alınmasını talep etmektedir.
Dosya kapsamından, … Sınır’ın Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı 1 Numaralı Sıkıyönetim Askeri Mahkemesinin 1991/3-1992/13 numaralı kararı ile yasa dışı örgüt üyesi olmaktan dolayı BERAATİNE karar verildiği, davacının bu kararda iade edilmeyen el konulan parayı talep ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının talebi 466 Sayılı Yasaya göre haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat olmayıp, yalnızca yakalandığında üzerinde bulunduğu iddia olmuş paranın bugünkü değerinin istemine ilişkindir.
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141/j maddesinde “eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, kişiler maddi ve manevi her türlü zararlarını devletten isteyebelirler”. Aynı yasanın 142/2. maddesinde “istem, zarara uğrayan oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer Ağrı Ceza Mahkemesinde karara bağlanır” hükümleri yeralmaktadır.
Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlük ve uygulama şekli hakkındaki 5320 Sayılı Kanunun 6. maddesinde ise “Ceza Muhakemesi Kanunun 141 ila 144. maddeleri hükümleri 1/Haziran/2005 tarihinden itibaren yapılan işlemler hakkında uygulanır. Bu tarihten önceki işlemler hakkında ise, 07.05.1964 tarihli 466 Sayılı Kanun dışı yakalanan veya tutuklanan kimselere tazminat verilmesi hakkında kanun hükümlerinin uygulanmasına devam olunur olunur” hükümleri yeralmaktadır.
466 Sayılı Yasada kişilerin haksız tutaklanmaları hallerinde tazminat hakları düzenlemiş olup, malvarlığının zarar görmesi halleri düzenlenmemiştir.
Somut olayda; uyuşmazlık konusunun Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlük tarihinden önceye ilişkin olduğu, kişinin haksız tutuklanmasının söz konusu olmadığı,
yakalandığı anda üzerinde bulunan para dolayısıyla tazminat istendiği, bu hususun da 466 Sayılı Yasada düzenlenmediği anlaşılmakla, bu aşamada davanın genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; H.Y.U.Y.’nın 25. ve 26. maddeleri gereğince Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 06/03/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.