Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/2185 E. 2008/7542 K. 15.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2185
KARAR NO : 2008/7542
KARAR TARİHİ : 15.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, …. (…) Köyü 129 ada 2 parsel sayılı 3688,06 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adlarına tespit edilmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu, davacı … Yönetimi ise, yörede yapılarak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece Hazinenin davasının kabulüne, davacı … Yönetiminin davasının reddine ve dava konusu parselin tespitteki niteliği ile …adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itirazdır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1940 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1980 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır.
Mahkeme yapılan yargılama sonucunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları dışında kaldığı, davalı gerçek kişilerin taşınmaz üzerinde zilyetliklerinin bulunmadığı, ot biçerek kullanımın ekonomik amaca uygun bir kullanım olmadığı gerekçeleri ile davacı … Yönetiminin davasının reddine, Hazinenin davasının kabulü ile taşınmazın tarla niteliği ile …adına tesciline karar verilmiştir.
Her ne kadar, uzman bilirkişiler tarafından yapılan kesinleşen orman tahdit haritası ile aplikasyon harita ve tutanaklarının uygulanması yetersiz ise de dosya içeriğinden, tahdidin 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmaya göre kesinleştiği, 1980 yılında ise, sadece önceki orman kadastro işleminin aplikasyon ve 2. madde uygulamasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, sınır dışında kalan taşınmazın orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümlenemez. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından çekişmeli taşınmazın 129 ada 1 ve 174 ile 140 ada 47 sayılı orman ve hamtoprak niteliğindeki taşınmazlar ile 3 yönden çevrili olduğu, komşu taşınmazların aynı nedenle orman yönetimi tarafından dava konusu edildikleri, 129 ada 2 parselin Dairemizin 2008/2185 E sayılı, 129 ada 6 parselin Dairemizin 2008/3798E sayılı, 16 parselin Dairemizin 2008/4511 E sayılı, 120 ada 7 parselin Dairemizin 2008/3874 E sayılı, 120 ada 8 parselin yine Dairemizin 2007/17300 E sayılı dosyasında temyizen incelendikleri ve 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi kapsamında zilyetlikle kazanılacak yerlerden olmadıkları ve orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerinin yapılması gerekçeleri ile yerel mahkeme kararlarının bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Belirtilen nedenler ile çekişmeli taşınmazın pa1tadaki konumu ile komşu parsellere yönelik sözkonusu bozma ilamları göz önüne alındığında mahkemece çekişmeli taşınmazın da 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık olarak değerlendirilmesi gerektiği , davalıların herhangi bir mülkiyet belgesinin bulunmadığı ve özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğu kabul edilerek mahkemece çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile …adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, çekişmeli taşınmazın tarla niteliği ile …adına tapuya tesciline karar verilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hükümde 1.bentteki “kadastro tesbit tutanağında belirtilen nitelikleri ile” cümlesinin hükümden çıkartılması ile bunun yerine “orman niteliği ile” cümlesinin yazılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438 /7. maddesi gereğince düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 15.05.2008 günü oybirliği ile karar verildi.