YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2304
KARAR NO : 2008/6997
KARAR TARİHİ : 07.05.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında …. Köyü 101 ada 168, 261, 265 ve 503 parsel sayılı sırasıyla 6.538,75 m2 – 10.585,96 m2 – 3.651,28 m2 – 2.952,95 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazların kesinleşen tahdit dışında kaldıkları, … arazisi oldukları, davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 21.04.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır..
Mahkemece, Hazine tarafından orman iddiası ile dava açıldığı; ancak, çekişmeli taşınmazların tamamının 1993 yılında kesinleşen orman sınırı dışında kaldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmişse de, verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.Şöyle ki; mahkemece, bilgilerine başvurulan orman bilirkişi kurul raporunda; memleket haritası ve kadastro paftası ölçekleri denkleştirilip … parsellerle birlikte uygulama yapılarak , 101 ada 265 ve 503 parsellerin (A), 101 ada 261 parselin (A) ve (C) ile işaretlenen kesimleri bölümleri ile 101 ada 168 parselin tamamının 1955 basım tarihli memleket haritasında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğünden orman sayılan, 101 ada 261, 265 ve 503 parsel sayılı taşınmazların geriye kalan kesimlerinin orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmıştır.
Kural olarak bir yerde, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden sonra yapılıp kesinleşen orman kadastrosu varsa o yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesinleşen orman kadastrosu harita ve tutanaklarının uygulanması sonucu belirlenecektir.
Hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazların 1993 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritası dışında kaldığı açıklanmış olup ancak hat uygulaması yetersiz ise de; davacı Hazine, taşınmazın öncesinin orman olduğu ve bu niteliği nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer olduğu iddiası ile dava açtığına göre, dava konusu taşınmazların yalnızca kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kalması yeterli olmayıp zilyetlikle kazanılması koşullarının bulunup bulunmadığının ve ayrıca 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış orman olup
olmadığının da araştırılması gerekir.Alınan uzman bilirkişi kurul raporunda Davalı 101 ada 265 ve 503 parsellerin (A), 101 ada 261 parselin (A) ve (C) ile işaretlenen kesimleri bölümleri ile 101 ada 168 parselin tamamının 1955 tarihli memleket haritasında orman sayılan alanda kaldığı bildirilmiştir. Taşınmazların, bir an için 1993 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı kabul edilse dahi, aslında ormanların zilyetlikle kazanılamayacağı, kaldı ki; arazi kadastrosunun 2005 yılında yapıldığı göz önünde bulundurulduğunda, kadastro tespit tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı bir yana, 05.11.2003 gün ve 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince “…evvelce sınırlaması yapılmış olup da, herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış orman” olması nedeniyle öncesinin orman olup olmadığının da araştırılması ve devletin hüküm ve tasarrufu altında orman sayılan yer olması halinde kesinleşen orman sınırı dışında kalan taşınmaza yönelik Hazinenin davasının kabul edilmesi gerekir. Kaldı ki; temyize konu dosyada çekişme konusu olan taşınmazlar ile aynı köy ve konumda bulunan Dairemizde daha önce temyiz incelemesi yapılan Kütahya Kadastro Mahkemesinin 2006/173-435, 2006/163-428, 2006/183-2007/10, 2006/199-2007/13,2006/198-2007/12, 2006/160-2007/8, 2006/192-2007/11, 2006/200-2007/14, 2006/202-2007/36,2006/205-2007/39, 2006/208-2007/41, 2006/203-2007/37,2006/209-2007/42 sayılı dava dosyalarında dava edilen taşınmazların aplikeli memleket haritasındaki konumlarına göre karar verilmiş ve Dairemizce de onanmıştır. Somut uyuşmazlıkta da … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 24.9.2007 havale tarihli rapor ekindeki krokide 101 ada 265 ve 503 parsellerin (A) , 101 ada 261 parselin (A) ve (C) ile işaretlenen kesimleri bölümleri ile 101 ada 168 parselin tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, çevrelerinde yer alan geniş orman parseli ile bütünlük içinde bulundukları belirlendiğinden Hazine tarafından açılan davanın … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 24.09.2007 havale tarihli rapor ekindeki krokide 101 ada 265 ve 503 parsellerin (A), 101 ada 261 parselin (A) ve (C) ile işaretlenen kesimleri bölümlerine 101 ada 168 parselin tamamına yönelik olarak kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 07/05/2008 günü oybirliği ile karar verildi.