YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2320
KARAR NO : 2008/6151
KARAR TARİHİ : 21.04.2008
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Çekişmeli … Köyü 112 ada 37 parsel sayılı 4429,88 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yörede 2000 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında senetsizden davalı adına tespit edilmiş olup halen ayni şekilde tapuda kayıtlıdır. Davacı Hazine … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1991/4 esas sayılı dava dosyasında … … tarafından 6000 m2 yerin tescili için dava açıldığı, ancak dava takip edilmediğinden mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, orman olduğu bildirilen bu taşınmazın kadastro sırasında 112 ada 37 sayılı parsel olarak 4429.88 m2 yüzölçümünde tarla niteliği ile … adına tespit edildiğini ve kesinleştiğini belirterek 112 ada 37 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili talebiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan orman kadastrosu vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Çekişmeli taşınmaza yakın komşu 112 ada 40 parselin kadastro tespit tutanağı ile itirazlı ise dava dosyası getirtilmediği ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları mahalline uygulanmadığı gibi 112 ada 36 parselin dayanağı 20.04.1995 tarih 4 nolu tapu kaydı ile 1991/4 esas sayılı dava dosyası içinde bulunan ve fenni bilirkişi … tarafından çizilen kroki de mahallinde uygulanmamıştır. Ayrıca asliye hukuk mahkemesinin 1991/4 esas sayılı dava dosyasında dava konusu olan taşınmazın … Köyü … mevkiinde bulunduğu mahalli bilirkişi ve fenni bilirkişi raporlarından anlaşıldığı halde, 112 ada 37 parsel sayılı taşınmazın köprü deresi mevkiinde olduğu bildirildiğinden taşınmazın aynı yer olup olmadığı ve 1991/4 esas sayılı dava dosyasında taşınmazın yüzölçümü 4131 m2 , 112 ada 37 parselin yüzölçümü ise 4429,88 m2 olup, farklılığın neden kaynaklandığı üzerinde de durulmamıştır.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece öncelikle 112 ada 36 sayılı parselin tesbitine esas tutulan tapu kaydı ve 112 ada 40 parselin kadastro tespit tutanağı ile itirazlı ise dava dosyası ve varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ilk tesisinden itibaren tüm gittileri ile birlikte getirtilerek önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis, bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastro haritası ve yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği ile 1991/4 esas sayılı dava dosyasındaki … bilirkişi … tarafından düzenlenen koordinatlı krokisi memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her dört harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak saplanmalıdır.
Orman araştırması sonucunda daya konu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu saptandığı taktirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Yapılacak keşifte … uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; komşu 112 ada 40 parselin varsa dayanağı olan tapu ve vergi kayıtları ile 112 ada 36 parselin dayanağı 20.4.1995 tarih 4 nolu tapu kaydı ve 1991/4 esas sayılı dava dosyası içinde bulunan ve fenni bilirkişi … tarafından çizilen krokide mahalli bilirkişiler eliyle mahallinde uygulanmalı; 1991/4 esas sayılı dava dosyasında dava konusu olan yer ile dava konusu 112 ada 37 parsel sayılı taşınmazın ayni yer olup olmadığı belirlenmeli, komşu parsel dayanak tapu kayıtlarının bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; varsa, zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacı yönünden de tapu sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden araştırma yapılıp, … ve … olarak kazanılmış … miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 21/04/2008 günü oybirliği ile karar verildi.