Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/2413 E. 2008/6590 K. 29.04.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2413
KARAR NO : 2008/6590
KARAR TARİHİ : 29.04.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda DAVANIN REDDİNE ilişkin kurulan 12/12/2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 29/4/2008 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden gelmedi, karşı taraftan ORMAN YÖNETİMİ vekili avukat … … ile HAZİNE vekili avukat … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, … Köyü KİRPİ İNİ mevkiinde bulunan doğusu orman,batısı …, kuzeyi kısmen … yurduna giden patika yol ve 1065 parsel, güneyi yol ile çevrili taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmaz 1956 yılında yapılan arazi kadastrosunda tespit harici bırakılmıştır.Dava konusu yerde dava tarihinden önce 3116 sayılı yasaya göre 1942 yılında kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Davaya konu taşınmaz, 1953 yılında yapılan genel kadastro sırasında orman sayılan yerlerden olması nedeniyle ORMAN niteliğiyle tespit dışı bırakılmış ve işlem kesinleşmiştir. Dava konusu taşınmazın tespit tarihinde yürürlükte bulunan yasa hükümlerine göre orman sayılan yerlerden olması nedeniyle tespit dışı bırakılarak orman olduğunun belirlenmesi olgusu karşısında taşınmazın orman olmadığı, ancak yörede 4785 sayılı yasa hükümleri gözetilerek yapılıp kesinleşecek orman tahdidi dışında kalması halinde kabul edilecek ve tahdidin kesinleşmesi tarihi zilyetliğin başlangıcına esas olacaktır. Başka bir anlatımla, yörede yapılacak orman kadastrosunun kesinleştiği güne kadar taşınmaz orman sayılan yerlerden olma özelliğini sürdüreceğinden o tarihe kadar süren zilyetliğe değer verilemeyecektir (Yüksek H.G.K.’nun 24.10.2001 gün, 2001/8 – 964 E – 751 K, 2004/8 – 242 E – 2004/292 K Sayılı kararları da bu yöndedir). Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu 1941yılında yapılmış ve 1944 yılında kesinleşmiş ve çekişmeli taşınmazın krokide B ile gösterilen bölümü orman sınırı içinde, geri kalan bölüm ise orman sınırları dışında bırakılmış ise de, 4785 Sayılı Yasa gözetilerek yapılan tahdit bulunmadığından,taşınmazın Medeni Yasanın 713. maddesi ve 3402 Sayılı Yasanın 14 ve 17. Maddeleri hükümlerine göre tapuya tescil edilebilmesi için, 4785 sayılı yasa gözetilerek yapılacak orman kadastro işleminin kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıldan fazla süre ile yasada belirtilen koşullar altında tasarruf edilmesi gerekir. Somut olayda toplanan delil ve belgelere göre, taşınmazın (B) bölümü 1944 yılında kesinleşen tahdit içinde geri kalan kısım için ise 4785 Sayılı Yasa gözetilerek yapılmış tahdit bulunmadığından, temyize konu davanın açıldığı tarihte henüz yasal zilyetlik süresi işlemeye başlamamıştır, kaldı ki bu bölümün içindeki krokide (D) ile gösterilen yer, 1065 parsel sayılı tapulu arazi olup, tescil davasının konusu olamayacağı ve, kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.-YTL. vekalet ücretinin davacı … …’den alınarak davalı … Yönetimi ve Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/04/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.