Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/2775 E. 2008/6657 K. 01.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2775
KARAR NO : 2008/6657
KARAR TARİHİ : 01.05.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 12.10.2006 gün ve 2006/14228-13321 sayılı bozma kararında özetle: “Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.11.2003 gün ve 2003/12093-12816 sayılı bozma kararında; 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, sınırlaması itirazsız kesinleşen tapulu arazi ise tapu sahiplerine intikal edeceği, ancak burada sözü edilen tapu kaydının orman tahditi öncesindeki kayıt olduğu, davacıların tapu kaydının bu nitelikte olmadığına değinilmişse de, davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının, 1948 yılında yapılan orman kadastrosundan daha önceki tarihli Mart 1329 tarih ve 26 sıra numaralı tapu kaydının bulunduğu iddiası göz ardı edildiği gibi, yine yukarıda sözü edilen ve çekişmeli parselin … adına tapuya tesciline ilişkin, … …ve Hazinenin taraf olduğu Tapulama Mahkemesinin 15.05.1980 gün ve 1976/404-34 sayılı kararı ile Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.04.1984 gün ve 1981/676-424 sayılı kararının irdelenmediği, tarafları bağlayan kesin hüküm bulunup bulunmadığı tartışılmadığı, şüphesiz, taraflarına tebliğ edilmek ve hükmüne uyulmak suretiyle kesinlik kazanan Yargıtay Kararlarının tarafları yönünden usulü kazanılmış hak oluşturacağı, somut olayda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen bozma kararında davanın kabulü gerektiğine değinilmiş ve bu karar hükmüne uyulmak suretiyle kesinleşmişse de, bozma kararında Tapulama Mahkemesinin ve Asliye Hukuk mahkemesinin yukarıda bahsedilen kesin kararlarına hiç değinilmediği, bu konuda maddi hataya düşüldüğü, yerleşik Yargıtay İçtihatlarından vücut bulan usulü kazanılmış hakkın taraflarını bağlayacağı; ancak, yine yerleşik Yargıtay İçtihatları ile maddi hatanın usulü kazanılmış hakkın istisnası olduğunun kabul edildiği, Tapulama Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının belirlendiği, tesbit tarihinden sonra yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmışsa da, kadastro mahkemesinin tesbit tarihinden sonraki değişikliklere ilişkin karar veremeyeceğinden, 766 Sayılı Yasanın 46/son maddesi gereğince orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve belgelerin tapu siciline aktarılmasına hükmedildiği, bu kararın taşınmazın 1948 orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı yönünde kesin hüküm oluşturduğu, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarılmadığı yönünde yada … ’un tutunduğu tapu kaydı kapsamında kalmadığı yönünde kesin hüküm oluşturmadığı; aksine, Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.04.1984 gün ve 1981/676-424 sayılı kararının, taşınmazın … ’un tutunduğu Mart 1329 tarih ve 26 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2.
maddesi gereğince tapu sahibi adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yönünde Hazine ve … arasında kesin hüküm teşkil ettiği, bu kesin hükmün Hazineyi bağladığı, … ’un halefi olan davalının da bu kesin hükümden yararlanacağı, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma kararının maddi hata nedeniyle, Hazine yararına usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gözetilerek Hazinenin davasının reddine karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, çekişmeli Eldirek Köyü 644 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 28.10.1948 tarihinde yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 1977 yılında yapılıp, 08.06.1977 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 1990 yılında yapılıp, 16.02.1992 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasayla ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 01.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.