YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3033
KARAR NO : 2008/9310
KARAR TARİHİ : 27.06.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … İlçesi … Köyü 194 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının yörede 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, orman sınırları içinde kalan kısmın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini, davalıların bu yere el atmasının önlenmesini ve davalı … lehine tapu kaydında bulunan şerhin iptalini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, 1176m2 yüzölçümlü parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 9426 m2’lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu kısma el atmasının önlenmesine, (B) harfi ile gösterilen 2334 m2’lik bölümün davalılar uhdesinde bırakılmasına, davalı … aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişiler ile davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk orman kadastrosu 1948 yılında yapılarak kesinleşmiştir. Daha sonra 1975 yılında yapılarak 09/11/1976 tarihinde ilan edilip kesinleşen ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 6831 Sayılı Yasanını 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması; 1984 yılında yapılıp 06/05/1986 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 2896 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması, 1997 yılında yapılıp 23/08/1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamaları vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli taşınmazın yüzölçümü 11760 m2 olduğu halde hükümde bunun 1176 m2 olarak yazılması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında yer alan “davanın kabulüne, 1176 m2 yüzölçümlü parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 9426 m2’lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu kısma el atmasının önlenmesine, (B) harfi ile gösterilen 2334 m2’lik bölümün davalılar uhdesinde bırakılmasına, davalı … aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine cümlesi kaldırılarak bunun yerine “davanın kabulüne, 11760m2 yüzölçümlü parselin bilirkişi krokisinde (A) harfi ile işaretli 9426 m2’lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu kısma el atmasının önlenmesine, (B) harfi ile
gösterilen 2334 m2′ lik bölümün davalılar uhdesinde bırakılmasına, davalı … aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 27/06/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.